02.04.2025 11:00
“Konya’dan çıkıp Gazi Koşusunu kazandım”
Konya’nın yetiştirdiği önemli isimlerden biri olan Yaşar Atcı, Türk atçılık tarihinde tam 61 yıl boyunca jokeylik, hocalık ve antrenörlük gibi atçılık sporunun her kademesinde çalışarak adını altın harflerle yazdırdı.
Konya’nın Ilgın ilçesinden İstanbul’un Veliefendi Hipodromu’na, Gazi Koşusu’na kadar uzanan yaşam serüvenini Yeni Meram okurlarıyla paylaşan jokey Yaşar Atcı "1945 senesinde Konya’nın Ilgın ilçesinde doğdum. O zamanlar iki türlü sınavda başarılı olanlar Öğretmen Okulu’na giriyor, 5 yıl okuduktan sonra ilkokul öğretmeni oluyordu. Ben de bu sınavları geçtim ve hak kazandım. Babam 1956 senesinde Ankara’da seyislik yapıyordu. Ben de Öğretmen Okulu’na girebilmek için rapor almaya Ankara’ya gittim. Babam ise yaptığı iş dolayısıyla benim okumamdan ziyade jokey olmamı istiyordu." Dedi. Atcı, dönemin gözde antrenörlerinin yanında mesleğe başladığını belirterek, "Ben de hevesli olacağım ki, okulu asarak babamın baktığı ata binmeye başladım. Muhtelif tarihlerde binekler yaptıktan sonra Doktor Mürsel Saviç’in ekürisinde 100 TL maaş ile çalışmaya başladım. O dönem çok kıymetli antrenörlerden biri olan Abdullah Taydemir, namıdiğer Kör Abdullah’ın yanında çalışmaya başladım. Eskiler bilir, Bikini ve Asalet gibi 1950’lerin en iyi atlarını çalıştırmış bir antrenördü. Bana, 'Sen şimdi binek yapmaya başla, eğer memnun kalırsam seni sahada at bindirmeye başlatırım' dedi. Tabii, hemen eküriyle anlaştım."şeklinde konuştu.
“1964 Senesinde Gazi Koşusu’nu Kazandım”
Jokeylik mesleğinin yanında at yetiştiriciliğine de Konyalı bir hemşerisinin teşvikiyle başladığını paylaşan Atcı, "Bir gün yarış yerinde Konyalılardan biri, 'Bizim atı çalıştırır mısın?' dedi. Ben de kabul ettim. 1959 yılının ilkbaharında eküride çalıştırıcılığa başladım. Aynı yılın sonbaharında beni Penelope isimli bir safkana yazdılar. Hayatımın koşusunu Ankara’da 1200 metrede uzak ara kazandım. Daha sonra Binnur isimli bir atla yine yarış kazanınca bana 'çok iyi jokey olacak' gözüyle bakmaya başladılar." Şeklinde konuştu. Atcı, jokeylik kariyerinde İstanbul’daki Konyalı hemşerilerinin büyük desteğini gördüğünü belirterek,"1962 senesinde Fikret Yüzaltı’nın atına bindim. 1963’ün sonlarına doğru Eliyeşil ekürisinden teklif aldım. Benden önce Mehmet Emin Özbekli ile Ali Arıcı çalışıyordu, antrenör de Şükrü Yurteri’ydi. Eliyeşil ekürisi benim tüm şartlarımı kabul etti, sadece benden Adana’ya gitmemi istedi ve ben de kabul ettim. Eliyeşil ekürisinde çok başarılı iki sene geçirdim, şampiyonluklar yaşadık. 1964 senesinde Kayarlı ile Gazi Koşusu’nu kazandım." Dedi.
“168 Koşuyla En Çok Yarış Kazanan Jokeylerden Oldum”
Türkiye atçılık tarihinde yarış istatistikleri açısından en çok yarış kazanan jokeyler arasında ikinci sırada yer aldığını ifade eden Atcı, "Türkiye’de jokeyler arasında Ekrem Kurt’tan sonra 168 koşuyla en çok yarış kazanan jokey oldum. 1968 senesinde ise ikinci kez Pikehan ile Gazi Koşusu’nu kazandım. 1993 senesinde Ekrem Kurt’un teşvikiyle at antrenörlüğüne başladım. Ekrem Kurt beni Eliyeşil Ekürisi’ne antrenör yapmak istedi. Ben de bir sene daha yarışlarda binmek istediğimi söylediğimde, 'Önümüzdeki sene bu fırsat eline geçmeyebilir. Eliyeşil ekürisi iyi atların olduğu, başarılı ve temiz bir eküridir' dedi. Benim zaten antrenörlük lisansım vardı ve Ekrem Ağabey’in sözlerine de saygı duyduğum için çalışmaya karar verdim. 1994 yılında resmi olarak antrenörlüğe başladım. Uzun yıllar orada çalıştıktan sonra Eliyeşil Ekürisi’nden emekli oldum. Daha sonra sırasıyla Atilla Özsoy, Ali İhsan Kaya, Tevfik Çelikoğlu ve Konstantino Makri ekürilerinde uzun süre antrenörlük yaptım." Şeklinde konuştu.
“Türkiye’ye Genç Jokeyler Yetiştirdim”
Jokey Yaşar Atcı, Türkiye’ye birçok jokey yetiştiren Ekrem Kurt Apranti Okulu’nda öğretmenlik yaptığını belirterek, "1985 yılında Ekrem Kurt Apranti Okulu’nun hocasıydı ve istifa etti. 1985’ten 1996’ya kadar apranti okulunda hocalık yaptım. Yalçın Akağaç, Nurettin Şen, Fuat Çakar, Bekir Gökçe, Engin Akağaç gibi çok iyi jokeyler yetiştirdik. Benden sonra da Mehmet Emin Özbekli’yi getirdiler. “dedi. Atcı , jokey olmak isteyenler önerilerde bulunarak, "Günümüzde jokeylerin kilo kontrolü, sağlıklı beslenme ve kondisyon açısından kendilerine dikkat etmeleri sevindirici. Fakat günümüzde jokeyler atçılık ve yarış kurallarına uymuyorlar. Örneğin, starttan çıktıktan sonra kırmızı çevirme flamasına kadar kulvar değiştirmek kesinlikle yasaktır. Ondan sonra da usulüne uygun şekilde kulvar değiştirebilirsin. Ayrıca, düzlüğe çıkan bir at hangi istikamette çıktıysa o istikamette bitirmek zorundadır. Bunlar tüzükte açıkça belirtilmiştir. Şimdi bakıyorum, her şey birbirine karışmış. Cezalar da caydırıcı değil. Ben olsam bu tür düzeni bozan jokeyin lisansını bir sezon iptal ederim. Atları biçip içe yer kapmaya çalışan biniciler var. Bu bakımdan ne yazık ki jokeylik çok geriye gitti. Bizim zamanımızda birbirimize saygımız çok önemliydi. Ama şunu kesinlikle söyleyebilirim, gençler fiziksel olarak bizden çok daha iyiler, ne olursa olsun." Tavsiyelerinde bulundu.
-
Henüz yorum yapılmamış.İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.