Konya
°C
Yeni Meram

Almanya – Bay Bay Kemal – Gençler

Almanya – Bay Bay Kemal – Gençler- Fatih ARSLANPINAR- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
01.04.2023 01:53
31.03.2023 15:56
0
2344
ABONE OL

Almanya Hükümeti 2030 yılına kadar olan süreç içerisinde oluşabilecek ve hali hazırda olan işçi açığını kapatmak için gerekli adımları atmaya başladı. 2. Dünya savaşı sonrası aynı talepte bulunan Almanya’ya en çok gidişin yine Türkiye’den olacağı ise şüphesiz. Aranan kriterler ise gayet makul. Hali hazırda Türkiye’de meslek sahibi olan, en az 2 yıllık tecrübe sahibi olan, Üniversite diplomalarında denklik aranmayacak şekilde farklı gurupları etkileyen çağrı usulleri olacak. Gelen işçiler Almanya’da haftalık 20 saat olmak üzere 2 hafta boyunca denetlenebilecek. Alman hükümeti böyle bir kararı resmen yasalaştırdığı andan itibaren Türkiye’den ciddi göç dalgası yaşanacaktır. Ekonomiden, iş bulamamaktan yakınan sürekli olarak yurt dışı hayalleri kuran muhalif dille Z kuşağının arayıp da bulamadığı fırsat ayaklarına gelmiş olacak. Ama kesinlikle atlanmaması gereken mevzu şu; 1960’larda ki göçlerde Türk işçileri ciddi anlamda kalifiye idi. Yani demir ustaları, kaynakçılar kısaca işin erbabı kimseler idi. Günümüz de ülkesinden yakınan Avrupa hayalleri kuran kişilere bir bakmak bir sormak lazım acaba hangi konuda kalifiyeler, hangi işte uzmanlaşmışlar… Yoksa öyle haybeye atıp tutarak, uzman olmayı ya da bir iş öğrenmeyi hep atladılar mı? Benim ilerleyen günler için tahminim; hali hazırda çeşitli yerlerde çalışan, uzmanlaşan meslek sahibi vatandaşlar maaşlarını döviz kuru üzerinden alabilmek, maddi olarak daha fazla kazanç elde edebilmek adına Almanya yolculuğuna çıkacaktır. Hali hazırda boşalan kadrolardan dolayı Türkiye ise ciddi personel sorunu yaşayacak ve fazla miktarda eleman alımı yapmak zorunda kalacaktır. Ama boşalan kadrolardaki deneyim ve tecrübe yeni kuşakta olmadığı için yaklaşık 1 yıl bir düzensizlik ya da gerileme yaşanması muhtemeldir. Fakat her ne olursa olsun Türkiye’nin iç meselesi olan istihdam sorunu Avrupalı devletler sayesinde bir kez daha çözülmüş olacaktır.
*
Gelelim önümüzdeki 6 hafta boyunca dilimizden kalemimizden düşmeyecek seçim mevzuna… Muhalefet böyle giderse “ben demiştim” diyeceğim o kadar çok yazı kaleme alacağım ki… Maalesef Bay Bay Kemal hiç şaşırtmıyor. Aylar öncesinden yazdım; “Olası CHP yada CHP’nin içinde bulunduğu ittifakların iktidar olabilmesi için HDP’nin oylarını alması şart, e durum böyleyken CHP’nin seçim sonrasında Kayyum atamalarını sonlandırması, HDPKK elinde olan belediyeleri tekrar kazanması Güneydoğu ve Doğu da gerçekleştirilen tüm terör operasyonlarının sekteye uğraması, akıtılan onca şehit kanının boşa gitmesi gibi bir netice bizi bekleyecektir ve sonrasında HDPKK’lı belediyelerin özerlik ilan edebilecek güce ve konuma erişmesi içten bile olmayacaktır.” Ben aylar öncesinde yazdım evet, Bay Bay Kemal de geçtiğimiz günlerde ki konuşmalarında bu konuyu açıkça dile getirdi. Kıymetli okurlar amacım iktidar sempatizanlığı yapmak değil, Recep Tayip Erdoğan şunları şunları yaptı diye de anlatmayacağım. Ama bir Cumhurbaşkanı adayı düşünün ki; FETÖ terör örgütü aleni bir şekilde bu adayı destekliyor ve onları içerden çıkartacağız diye açıklama yapıyor. HDP’nin içine sığındığı Kandil yapılanması, Terör örgütü gurupları, Hapiste yatan teröristler bu adayı destekliyor ve bu aday ben bu insanları içerden çıkartacağım diye açıklama yapıyor. Sorozcular, geziciler, LGBTİ’liler kısaca bu ülkeye zerre kadar faydası olmayan yalnızca huzuru bozmak isteyen, karışıklık çıkartan, arkadan vuran, milli ve manevi duygularımızı hedef alan ne kadar yapılanma varsa hepsi Bay Bay Kemal’in arkasında… Kimin karşısında olduğunu da söylemeye gerek yok sanırım. Bu seçimlerde inanıyor ve güveniyorum ki; Devlete karşı yapılanma hayali içinde olanlar Devletin sert tokadını yiyeceklerdir.
Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in Ayasofya için sarf ettiği cümleleri şöyle derin bir süzgeçten geçirdiğimiz vakit, Ayasofya imgesinin aslında Türk – İslam birliğini teşkil ettiğini asıl vurgulanmak istenen konunun Kızıl Elma olduğu anlaşılacaktır. O halde bu hissiyat ve düşünce ile biz gençlerin üstüne düşen vazifeyi bir kez okuyun isterim; “Ayasofya açılmalıdır. Türk'ün bahtıyla beraber açılmalıdır. Allah tarafından mühürlenmiş kalplerin mühürlediği Ayasofya, onların aynı şekilde mühürlemeğe yeltenip de hiçbir şey yapamadığı, günden güne kabaran akınını durduramadığı ve çığlaştığı günü dehşetle kolladığı mukaddesatçı Türk gençliğinin kalbine açılacak...
Kalın Selametle…

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.