Konya
°C
Yeni Meram

DÜNYANIN AÇIK KABRİSTANI GAZZE…

DÜNYANIN AÇIK KABRİSTANI GAZZE…- Muhammet GÜMÜŞ- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
20.11.2023 00:40
19.11.2023 15:51
0
2873
ABONE OL

7 Ekim’de başlayan ve bugün 45.’ci güne ulaşan, bebek katili İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımda halen somut adımlar atılmazken ülkemiz dışında dünyanın sessizliği ve sükutu insanlık adına, vicdan adına büyük bir şok etkisi yaşatmayı sürdürüyor.
Gazze’de bombalamadık yer, öldürmedik canlı bırakmayan katil İsrail'in, Amerika ve Avrupa ile bazı Arap ülkelerinin desteğini arkasına alarak sınır tanımaz şekilde katliamlarını sürdürüyor olması, Gazze için önceleri söylenen "açık cezaevi" ifadesi yerine "açık kabristan" söylemine çevirmiş durumda.
Ülkemiz ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çabalarının, gayretinin, vahşeti durdurmaya yetmiyor olsa da, az da olsa dünya ülkelerindeki İsrail karşıtı söylemleri değiştirmeye başladığını söylememiz mümkün. Dünyanın birçok ülkesinde İsrail’in soykırımına karşın yapılan yürüyüş ve eylemler artarak devam etse de ülke liderlerinin bebek katili İsrail terör devletine olan destekleri de tarihe kalın harflerle yazılıyor.
Dünyanın izlediği katliamın aksine İsrail’e hizmet eden bazı sitelerde yayınlanan görüntüler ise nefreti öfkeyi ve akıl sağlığı ile alay edilmeyi en üst seviyeye çıkartıyor.
Gazze’de sivil yerleşim alanlarının dışında hastane, okul, ibadethaneler, yaşlılar yurdu gibi birçok yeri bombalayıp binlerce bebek, kadın, çocuk, yaşlı ve sivili öldüren katıl devlet, en son yayınladığı bir görüntüde Gazze’de mescide el bombası atan bir askerini açığa aldığını ve görevden uzaklaştırdığını paylaşmış. Akıllarla dalga geçen bu paylaşımda aklı sıra kendini ucuz ve basit söylemlerle aklamanın peşine düşülmüş. Ancak ne yaparsa yapsın bebek katili devlet İsrail’in bu soykırımı, bu vahşeti asla ama asla temizlenemez. Bu doğrultuda da böylesi bir zamanda herkes safını ve yerini belli ediyor. Ancak belirgin olanlara baktığımızda, bırakın ideolojiyi, siyaseti, dini, dili, rengi, ırkı, insanlık adına büyük bir kesim insanlığın kendilerinde sadece bir suret olduğunu göstermiş oldu.
Gazze’den gelen şehit sayılarını her gün artarak görmek artık vicdanımızı kanatmıyor direkt söküp atıyor. Anne sütünün tadına bakmadan şehit olan o bebeklerin görüntüsü, oyuncak oynayıp annesine babasına sarılacak ellerini bacaklarını kaybeden o küçük çocukların görüntüsü insanlığımızı, duygumuzu sorgulatıyor. O mahzun beldede ölen o bebekler, o çocuklar değil ölenler o beldenin dışındaki herkesin insanlığıdır benim için. Gazze’deki soykırım karşısında 5 kuruş etmeyen bir olay için kol kola girip yürüyüş yapan dünya devletlerinin, liderlerinin, öldürülen, yok edilen bebek ve çocuklar karşısında hala katile destek veren, olmayan yürekleri ve suretine barındıkları insanlıklarıdır ölen.
Bu konuda yazılacak o kadar çok duygu ve öfkem var ama işte bunu dile getirecek cümleler mevcut değil maalesef, onun için siz anlamışsınızdır söylenmek isteyip de söylenemeyeni.
PEYGAMBER EFENDİMİZ ‘İN DEDESİNİN KABRİ GAZZE’DE
Katil devletin Gazze ile ilgili ısrarının altında yatan birçok neden var. Bunu zaman zaman dinleyip izliyoruz ancak Gazze’nin tarihsel boyutuyla alakalı bir araştırma yaptığınızda o kadar çok ilginç bilgiler karşınıza çıkıyor ki bunların birisi Tarihçi Yazar Mustafa Armağan’ın 2014 Temmuz’unda kaleme aldığı bir yazıda çıktı karşıma. Bu yazıda öyle ilginç bilgiler yer alıyordu ki sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öyle ki Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) büyük dedesi ve Benî Hâşim’in atası olan Hâşim b. Abdu Menaf’ın kabri ve türbesinin Gazze’de olduğu ve türbesinin Osmanlı tarafından yapıldığını öğrenmek oldu.
Yazar Mustafa Armağan’ın yazısından bir kesiti ilginize sunuyorum: “Bombalarla tanıştı mı bilmiyorum ama Gazze’den bir cami geliveriyor aklıma. Seyyid Hâşim Camii. Avlusunda çocuklar oynar, güngörmüş ihtiyarlar güneşin haşinliğinden onun sayesinde kurtulurlar. “Seyyid” yazdığına bakarak onun Peygamber Efendimiz ‘in (sav) torunlarından zannetmeyin. Bu cami, Efendimiz ‘in büyük dedesi Hâşim b. Abdu Menaf adına Osmanlı Sultanı Abdülmecid tarafından 1850’de yaptırıldı. Minaresini yenileme şerefi ise cennetmekân 2. Abdülhamid’e ait. Külliyedeki bir kubbenin altında Efendimiz’in büyük dedesi Hâşim’in yattığını yazıyor kaynaklar. Merakımı çekti doğrusu, neden Mekke veya Medine’de değil de Gazze’de vefat etmişti Abdülmuttalib’in babası?
Hâşim, Bizanslılardan ve Şam’da bulunan Gassanîlerden birer ahidname almıştı. Şaşırtıcı ama İbn Sa’d’ın “Tabakât”ına bakılırsa Peygamber Efendimiz’in büyük dedesi Bizanslılar tarafından iyi tanınırdı ve işleriyle ilgili olarak Ankara’ya kadar gidip gelirdi. Sizi bilmem ama Peygamberimiz ’in dedesinin Ankara’ya kadar gelmiş olması bende farklı duygular uyandırdı. Tıpkı Gazze’de vefat etmiş olması gibi. Galiba tarih ve coğrafya algımızı yeniden şekillendirmemiz gerekecek hem İslam tarihini hem de kendimizi iyi anlamak ve kimliklendirmek için. Hâşim’in yolu Suriye’ye yaptığı ticarî seferlerin birinden dönüşte Gazze’ye düşmüştü. Burada hastalanıp vefat etti (497). Halk tarafından o kadar benimsenmiştir ki, onun adına yapılan camide namaz kılan Gazzeliler şehirlerine de, “Gazzetü’l-Hâşim” derlerdi, yani “Hâşim’in Gazze’si”.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.