Konya
°C
Yeni Meram

FİLİSTİN VE BÖLGE POLİTİKALARINDA TÜRKİYE’NİN YERİ-4

FİLİSTİN VE BÖLGE POLİTİKALARINDA TÜRKİYE’NİN YERİ-4-Adem ESEN-Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
07.11.2023 00:33
06.11.2023 13:34
0
2226
ABONE OL

 Gazze katliamları dolayısıyla bazı şirketler için boykot kampanyaları sosyal medyada ciddi olarak işleniyor. Bunun sonuçları iktisadi olarak analiz edilebilir.

Dikkati çeken bir başka husus Yahudilere tarihlerinde en büyük zulümleri yapan Avrupalıların da İsrail katliamlarına destek vermesidir. Bir başka husus ABD Evangelistlerin dünyayı kasıp kavuran batı inançlarıdır. Yani konuyu din savaşı olarak görmeleridir.

İsrail’in çevresindeki ülkeler ırk olarak Arap’tır, din olarak da ağırlıklı olarak Müslümandır, Hristiyan veya diğer azınlıklar da vardır. Dolayısıyla bu kadar az bir nüfus ve tahripkar politikasıyla bir ülke varlığını nasıl sürdürebilir? Yüzyıllardır kimlikleri korunan, can ve mal güvenlikleri sağlanan azınlıklar, ahitlerine sadık kalmayıp fitne ve fesat çıkarmaya başladıklarında kendi sonlarını hazırlamaktadır.

Türkiye’de milli güvenliği tehdit eden terör eylemlerinin ortaya çıkması bunların arkasındaki güçlerin çalışmaları konuyu yeniden düşünmeyi gerektirmiştir. Kenan Evren, 12 Eylül darbesi gerekçelerinden birisi olarak 6 Eylül 1980 günü Konya’da yapılan Kudüs mitingini saymıştı. Ama ülkenin içinde ve civarındaki tehditleri algılayamamıştı, çünkü Kurtuluş Savaşını yapan kahraman komutanlar kadar bilince ve tecrübeye sahip değildi.

Ne zamana kadar? Türkiye’nin güney illerini içine alan Büyük İsrail adımlarına kadar… Irak’a demokrasi getirme bahanesiyle ABD, Rusya ve diğer ülkelerin işgal planları ve Türkiye içinde etnik ve mezhep farklılığının ayrımcılığa yönlendirilmesinde aleyhine terör örgütlerine açık destekleri Siyonizmin planlarının bir parçası olduğu görülmüştür. Buna bölge ülkelerinden İran’ın mezhepçi tutumu eklenince… Ayrıca Mavi Vatan projesinin en fazla ilgilenen ülkeler arasında İsrail bulunmaktadır. Gözler merakla Çin’in neler planladığını arıyor… Bir dönem Türkiye’nin bazı ileri gelen zenginleri Filistin’de sorunu çözmek için mesela Gazze’nin “gazinolar kenti” olmasını önermişti, ne de olsa sahil bölgesi… Beyrut gibi…

Solcular uzun süre Filistin’de Marksist hareket sebebiyle sempati duydular, ama buradaki dini duygular arttıkça bu kesimin ilgisi de azalmış görünmektedir. Konu Arap ırkçılığına hepsedilip, bölgedeki Türk unsurları ihmal edilmemelidir. Mesela işgal altındaki Golan (Colan) tepelerinde Türkmenlerin hakları gasp edilmiştir.

Liberal görüştekiler Batılı değerlerin insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasinin bu kadar vahşet içinde nasıl açıklayabildikleri merak edilir. Kadın hakları ve çocuklar konusunda en ufak olayı büyüten kesimler Filistin’de, Gazze’de binlerce çocuğun hastanelerde, okullarda ölümü konusunda ortalık yerde görünmemekte, acaba neden?

İktisadi ve askeri güç sağlayan faktörler önemlidir. Bu gücün nasıl kullanıldığı bir medeniyetin güvenirliğini gösterir. Kendi topraklarında sivil halkı ve çocukları öldürmek hiçbir şekilde meşru görülemez. Savaşın da hukuku vardır. Uzun yüzyıllar din savaşları yapan Yahudi ve Hristiyanların tekrar eski olayları yaşamayacaklarını kimse garanti edemez. Zira iktisadi menfaatler er geç çatışmaya götürecektir.

Günümüzde İsrail devletinde yaşayan bir Yahudinin Osmanlı döneminde yaşayan bir Yahudi kadar güvenliğe ve özgürlüğe sahip olduğu söylenemez.

Batı blokunun iktisadi ve askeri gücü hala sürmektedir. İslam dünyası da çok zayıf değildir. Ama buradaki mesele organize olabilme eksikliğidir. Burada Türkiye’nin çözümleri dikkate alınmalıdır. Türkiye, devleti ve milletiyle Cumhuriyetin yeni yüzyılında hiçbir Sevr girişimine izin vermez.

Mesele, tarihten ders almaktır. İslam ülkeleri ve devletleri birinci dünya savaşı dönemine göre daha güçlü ve tecrübelidir. Tüm İslam ülkeleri, bağımsızlıklarını kazanmıştır. Ancak iktisadi zayıflıkları ve iç sorunlarını çözememeleri yanında birbirleriyle ilişkilerindeki sıkıntılar çözülebilecek niteliktedir. Bunun için ortak stratejilere ihtiyaç vardır.

““Sizden her kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin, gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin! Bu ise imanın en zayıf halidir.”

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.