Dolar
8,4649
Euro
10,0001
GRAM ALTIN
484,27
BIST
1.425
Konya
orta şiddetli yağmur
13°C
Yeni Meram

İnşaatçılar ve çimentocular karşı karşıya! Müteahhitler inşaatları 24 Eylül'e kadar durdurdu

Müteahhitler, çimento fiyatlarındaki artış nedeniyle aldıkları boykot kararını uygulamaya başladı. İnşaatlar bugünden itibaren 24 Eylül'e kadar durduruldu.

A+
A-
09.09.2021 09:09
09.09.2021 09:23
0
1626
ABONE OL

ZAM SAVAŞINDA KİM NE İSTİYOR?

Son zamanların gündem konuları arasında yer alan çimento fiyatları inşaatçılar ve çimentocuları karşı karşıya getirdi. Yapılan fahiş zamlar sonrasında müteahhitler greve gideceklerini duyurmuş ve bir haftalık bekleme kararı almıştı. Verilen sürenin sona ermesi ve çimento fiyatlarında indirim yapılmaması müteahhitleri yeniden harekete geçirdi.

İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu Başkanı Tahir Tellioğlu sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Türkiye İnşaat sektörünün çatı kuruluşu İMKON olarak Alt federasyonlarımız ve birliklerimizle birlikte aldığımız #çimentoZammını boykot kararımızı tüm Türkiye’de 09-24 Eylül tarihleri arasında iş durdurarak uygulayacağız. Tüm meslektaşlarımıza ve paydaşlarımıza duyurulur" ifadelerine yer verdi.

Emlakkulisi'nin haberine göre, Tahir Tellioğlu, sektörde yapılan fahiş fiyat artışlarına artık sessiz kalmayacaklarını belirterek, inşaatları durduracaklarını açıkladı. Alınan bu boykot kararıyla müteahhitler bugün itibariyle şantiyelerde inşaatlara başlamayacak. İş bırakma eylemi 15 gün boyunca sürecek ve 24 Eylül 2021 tarihinde sona erecek.

160 TL olan ton başı fiyatın, 450 TL'ye çıkmasını kabul etmiyoruz


Çimento sektöründeki zamların diğer inşaat malzemelerine yapılan zamlara göre en az iki katı olduğunu kaydeden Tahir Tellioğlu: “Dünyadaki pandemi sürecinin dar manadaki üretim meselelerinin iş kaybına dayalı fiyat artışlarını makul olarak karşılayabiliriz. Fakat çimento sektöründe geçen yıl 160 TL olan ton başı fiyatın, bugünlerde 450 TL'ye çıkmasını asla kabul etmiyoruz. Burada bir keyfilik, bir kartel, bir statüko, fahiş fiyat artışı vardır. Bundan yaklaşık bir ay önce Ticaret Bakanımız başkanlığında hem demir çelik hem de çimento sektörüyle üst üste iki toplantı gerçekleştirdik. Demir çelik sektörüyle yapılan toplantıda buradan çıkan kararlara demir çelik sektörü uydu. Onların girdilerinden dolayı fiyat artışlarını makul karşılıyoruz. Onlara müteşekkiriz. Fakat çimento sektörü için maalesef bunu söyleyemeyeceğiz. Çimento sektörünün bu noktada fırsatçılık yaptığını, insafsızlık yaptığını düşünüyoruz. Buradan Rekabet Kurumu’na sesleniyoruz. Lütfen Rekabet Kurumu, çimento sektörünün geçen sene 160 TL olan ton fiyatının 450 TL'ye çıkmasının, zam gerekçelerini de, gölgeler arasında bir iş birliği, bölgeler arasında sevkiyatta sınır, yasak koymaları ve bu noktada beton sektörüne baskı yapmalarını da doğru bulmuyoruz. Bu, Türkiye'deki rekabet şartlarına çok aykırı bir durum. Rekabet Kurumu’nun gerekli incelemeleri yaptığını biliyoruz. Fakat çimento sektöründen bu durumunu düzeltecek net bir adımın atılmasını bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Artışlar fiyatlara yansımadı


TÜRKÇİMENTO 63. Genel Kurulu'nda önemli açıklamalar yapan TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, çimento maliyetlerinin yaklaşık olarak yüzde 80'lik kısmının elektrik, döviz bazlı yakıt gibi enerji girdilerinin oluşturduğunu kaydederek, "Buna karşın artışları tam olarak fiyatlara yansıtmayarak, ülkemizin kuruluşundan bu yana sürdürdüğümüz milli beraberlik anlayışıyla, ülke ekonomisine sunduğumuz katkıdan taviz vermeden çalışmalarımıza devam ediyoruz" şeklinde konuştu.

Kota uygulaması doğru değil


TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay da Genel Kurulda yaptığı açıklamalarda çimento sektörüne ilişkin olarak ihracat kota uygulamasını doğru bulmadıklarını söyleyerek, ülkemizin cari açığının kapatılabilmesi için ihracatın büyük önem taşıdığını kaydetti. Volkan Bozay, "Sektörün hali hazırda 30-35 milyon ton kapasite fazlasının olduğu bir dönemde çimento ihracatına kısıt getirilmesini istemek, diğer bir ifadeyle ekonomimize sağlanacak katma değerin gözetilmemesi, ülke kaynaklarının atıl bırakılması anlamına gelmektedir. Bu durum ayrıca ülkemizde ihracat odaklı faaliyet gösteren yabancı sermayeyi de olumsuz etkileyecektir" dedi.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.