Dolar
17,9683
Euro
18,2848
GRAM ALTIN
1.020,31
BIST
2.992,23
Konya
açık
30°C
Yeni Meram

İSMET İNÖNÜ KİTABI (1)

İSMET İNÖNÜ KİTABI (1)- Adem ESEN- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
03.06.2022 01:28
02.06.2022 15:30
0
1360
ABONE OL


İstanbul Büyükşehir Belediyesinin basımını yaptığı (Aralık 2021) “İsmet İnönü” kitabını yayına Mehmet Ö. Alkan hazırlamış olup kitap farklı yazarlarca kaleme alınan 24 başlık ve 856 sayfadan ibarettir. Amacımız kitabın tanıtımını yapmaktır.
İlk makalelerde İsmet İnönü’nün (d. 1884-ö.1973) ailesi, Sivas’ta ilk ve orta öğrenimini tamamlaması, 1901-1906’de Harbiye tahsili, bir süre İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeliği, Hareket Ordusu içindeki yeri, 1910 yılında Yemen’e gönderilmesi ve burada Yemen ordusunun kurmay başkanlığı, Yemen isyanlarıyla mücadeledeki rolü, 1913 Balkan savaşlarından sonra Cemal Paşa’nın yanında askeri müşavir olarak görev alması, Çanakkale ve Doğu Cephesindeki görevleri, Hicaz ve Filistin cephesi görevleri, 1918 Harbiye müsteşarlığına dönmesi, Mondros mütarekesi sebebiyle aktif askerliğinin sona ermesi, 1920 Ankara’ya milli bir ordu kurulması için gitmesi, Ankara’da Genel Kurmay Başkanlığına getirilmesi, bir süre sonra İstanbul Divan-ı Harpte idamına kararı verilmesi, Sevr’in imzalanması (1920) sonrasında Kurtuluş savaşındaki çalışmaları ele alınmıştır.
İsmet İnönü askerliğinden çok Türkiye’nin iç ve dış politikasında uzun yıllar etkili olmuştur. Zira Lozan görüşmelerinde Hariciye Vekili olarak (hatta öncesinde Mudanya mütarekesi 1922’de rolü büyük) Türk delegasyonuna başkanlık yapmıştır. Bu antlaşma bilindiği gibi Misak-ı Milli, kapitülasyonlar, Ermeni devleti senaryoları, Osmanlı borçları, Boğazlar ve Adalar meseleleri (Adaların silahsızlandırılması, anlaşmada yer almayan ancak tartışılan Rum Patrikhanesi ve nüfus mübadelesi) gibi pek çok konuyu içermektedir. İlgili makalede dikkat çeken bir tespit, Lozan antlaşmalarına Türklerle Kürtlerin birliği söyleminden hareket edilmesidir. Daha sonra bu konu başka bir makalede Şeyh Sait isyanı (1925), Şark Islahat Planı, Kürt Raporu ve Dersim Islahatı (1937-1938) konularında farklı boyutlarıyla işlenmiştir. Lozan’da, “ırki ekalliyetler” yok sayılmış, Türklerin Kürtlerle eşit vatandaş olduklarından hareket edilmiştir. Kuvay-ı milliye hareketi çok etnisiteli Müslüman halka dayanmıştır, deniliyor. (Lozan antlaşması 24 Temmuz 1923’de imzalanmıştır.)
Ayrıca İBB, İnönü savaşları ile ilgili bir yeni kitap yayınlamıştır.
Yeni rejim kurulurken saltanat kaldırılmış ve bir süre sonra hilafete de son verilmiştir. Erken bir seçimle Meclis yenilenerek 2. Meclis ve Cumhuriyet kurulduktan sonra ilk başbakan İsmet paşa olmuş, kısa bir süre dışında 25 Ekim 1937 tarihine kadar Atatürk’ün emriyle Başbakanlıktan çekilinceye kadar u görevde kalmış, daha sonra ikinci cumhurbaşkanı, “Milli Şef” olmuştur.
Kitapta İsmet İnönü’nün Kürtler konusundaki politikası ayrıca ele alınmış, burada Lozan’a göre politika değişikliği (s.255), “etnisite ve kültürel düzeyde Türkçülüğün” esas alınması, 1924 Anayasası ile herkesin Türk ilan edilmesi, 1921 Anayasasından sonra 1924 Anayasası ile üniter anlayışa geçiş, ayrıca halifeliğin kaldırılması ile de laiklik ve İslam’la ilişkinin kesilmesi; Seyh Sait isyanını arkasındaki Azadi Cemiyetinin Kürt Milliyetçisi programı üzerinde durulmuştur. Ancak İnönü bu isyanları irtica olarak değerlendirmiştir. Şeyh Sait isyanını bastırmak üzere başvekilliği Fethi Beyden alan İsmet Paşa (1925-1937) arasında başbakan ve Cumhuriyet Halk Fırkası genel başkan vekili olarak politika üretmiş, daha çok da icracı olmuştur. Bu dönemdeki Takrir-i Sükun kanunu uygulamaları, İstiklal Mahkemeleri, isyanlar, idamlar vb. hakkında bilgiler kitapta yer almaktadır. İsyanda yabancı parmağı konusundaki tereddütler olmakla beraber daha ziyade iç mesele olarak üzerinde durulmuştur. 1925 yılı Şark Islahat planında askeri önlemler öne çıkmıştır (s.264). Bu yıllar bilindiği gibi devrimlerin uygulamaya konulduğu dönemlerdir. Doğu’da olağanüstü yetkilere sahip Umumi Müfettişlikler kurulmuş, daha sonra bu Batı’ya da teşmil edilerek ülkede yarı askeri rejim oluşturulmuştur. Nüfus mühendisliği politikaları, 1926 İskan kanunu, 1934 İskan kanunu… 1935’de İnönü’nün hazırladığı Kürt raporu ile Türk unsurların hakimiyetinin esas alınması (s.265) ile bu kapsamdaki politikalara yer verilmiştir. 1937 Dersim olayları İnönü açısından önemlidir, zira bu politikayı bölgenin medenileştirilmesi olarak ifade eder (s.281). Bu harekattan sonra Atatürk’ün isteğiyle başbakanlıktan çekilir. Kitapta Dersim harekatı ile ilgili bilgiler de yer almaktadır. Bölüm yazarı S. Demirci bu konudaki görüşünü şöyle özetler: “İnönü’nün Kürt Politikası Kemalizmin Türk kimliğine dayalı homojen bir ulus ve modern merkeziyetçi seküler bir devlet kurma idealinden ayrı düşünülemez.” (s.284) Bu kanaati oluşturan faktörlerden birisi de, İnönü’nün Osmanlı askeri bürokrasisinden gelmesidir.
Hatay’ın Türkiye’ye katılması bu dönemin önemli bir dış politika başarısıdır. Ancak Musul meselesi ve Adalar konusu sorun olmayı sürdürmektedir. İsmet Paşa Lord Curzon’a “Musul bizim için vatan meselesi, sizin için petrol meselesi” demişti. Burasının Milletler Cemiyetine bırakılıp sonra Irak’ta kalması meselesi de (s.234) ele alınmaktadır.
Atatürk ile son yıllarda anlaşmazlıklar ve 14 aylık “mazuliyet” dönemi de kitapta yer alıyor. Fevzi Paşa’nın ve Fırkanın desteği ile cumhurbaşkanı seçilmesiyle beraber İnönü hem Milli Şef, hem de partili cumhurbaşkanıdır. Bu dönem İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır ve İnönü’nün diplomasisiyle Türkiye savaş dışında kalabilmiştir. Ancak tek parti dönemi olduğu için halk yönetimden uzaktı, üstelik tek ve iki dereceli seçim sistemi de halka yakın olmaya sağlayamadığı görülüyor. Bölüm yazarı, Senato konusundaki tartışmalara yer vermemiştir. 1937 yılında İngilizlerin Karabük Demir çelik Fabrikasını kurmasıyla beraber Almanlara karşı İngiliz taraftarlığını gündeme gelmiştir. İkinci dünya savaşı sonrasında ekonomik sıkıntıların artması, ordunun ihtiyaçlarını çoğalması, Varlık vergisi, Toprak Mahsulleri Vergisi, Ek Şeker vergisi, iç ve dış borçlanma, fiyat kontrolleri…. Ancak halkın aklında kalan “karne usulü”dür. Bölüm yazarı İ. Tekeli, savaş döneminde CHP’nin hem devletçilik hem de halkçılık ilkelerine bağlı kaldığını belirtir. (s.458)

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.