Dolar
8,7646
Euro
10,3092
GRAM ALTIN
491,79
BIST
1.401
Konya
az bulutlu
14°C
Yeni Meram

'GÖNÜLLER HOŞ OLA, BAYRAMLAR BAYRAM OLA!...'

'GÖNÜLLER HOŞ OLA, BAYRAMLAR BAYRAM OLA!...'- Yaşar BARIŞIK- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
27.07.2021 01:05
26.07.2021 17:10
1
1946
ABONE OL

İşte yine bir bayram telaşını geçirmiş bulunuyoruz.. Şuan sanki “Nerede o eski bayramlar” dediğinizi duyar gibiyim. Gerçekten eski bayramlar mı güzeldi, yoksa bizler mi değiştik. Bayramlar birlik, beraberlik ve neşe dolu eşsiz anlardan oluşurdu. Günümüzde bayramların ne kadar sade ve eskisi gibi geçmediğini hep duyarız. Büyüklerimiz olsun bizlere eski bayramları devamlı olarak anlatırlar. Gerçi bende bu güzel anılarla dolu bayramlarda yaşayan nesillerden birisiyim. Ramazan Bayramı ayrı bir telaş, Kurban Bayramı başka bir telaşla karşılanırdı. Teknolojinin gelişmesi ile artık bayram kutlamaları akıllı telefonlar ile yapılmakta, eli öpülesi büyüklerin ziyaretleri yapılmamaktadır. Ramazan Bayramı'nda imkanlara göre alınan kıyafetler, hele o ayakkabılar var ya! Ya bayramdan bir kaç gün önce alınır, ya da arefe günü alınırdı. Siz yeni alınan ayakkabınızı yastığınızın üstüne koyup uyudunuz mu hiç? Gece uyanıp ona baktınız mı? Çünkü eskiden sadece bayramlarda yeni ayakkabı alınırdı. Alım gücü zayıftı insanların. Şimdilerde ise çocukların hem yazlık hem kışlık, hem okul, hem de spor ayakkabıları var. Kurban da kıyafet ve ayakkabı çok alınamazdı.. Hele hele bayram öncesi o Konya'nın meşhur Hasan Kolonyalarının önünde saatlerce zambak , lavanta, yasemin , özel karışım ve özellikle de limon kolonyası almak için saatlerce sıra beklediniz mi? Bunlar zevkle yapılan bayram telaşları idi. Ramazan Bayramı öncesi misafirler için yemekler yapılırdı, tatlılar hazırlanırdı. Kurban telaşı ise ayrı bir keyif idi. Bayrama bir hafta on gün kala kurbanlıklar mahallelerde hazırlanan alanlara gelir, sıkı pazarlıklar sonunda kurbanlıklar alınırdı. Her bayram arefesinde önce mezarlık ziyaretleri yapılır, geçmişe intikal etmiş olanlar ziyaret edilip, ilk onların bayramı kutlanmış olurdu. Bayram sabahı erkenden kalkılıp camiye gidilir, camide namaz sonu büyüklerin eli öpülüp hayır duaları alınırdı. Herkes kurbanlarını evlerinin bahçesinde keser, hemen koyunun yada keçinin böbreği çıkartılıp pişirmesi için evin hanımına verilirdi. Çünkü kurban kesilip bitene kadar oruçlu olunurdu. Şayet ev sahibi büyüklerden ise onun evinde cümbür cemaat tüm aile ve yakın akrabalar yapılan lezzetli kavurmadan yerlerdi. Kurban Bayramı işli bayram olduğu için birinci gün pek ziyarete çıkılmazdı. İkinci gün büyükler evde bekler, gelen akraba eş dost ve komşulara ikramlarda bulunulurdu. Hatta bir akraba geldiğinde şöyle konuşmalarda olurdu: Ev sahibi kavurma ikram etmek isteyince misafirler “ Yok valla tokuz, ev sahibi de “datlı yiyin bari” derler, yine misafirler “Aman olmaz, şekerim çıkıvırır şimdi” derlerdi. “Hem de siz daha ilk gapısınız, çok yire gideceğiz...” “Hadi gı hanım” derdi evin erkeği ikram için: “Bari lokum şeker alın, bak taze bunlar”, “Tamam, alalım” değince “Utanma gı, yitim malımı alın alın , çocukara filan virirsiniz” derlerdi. Şu an bu güzel günleri hatırlar gibisiniz. Ah o eski bayramlar der gibisiniz. Çocuklara alınan mendiller, çoraplar, mantar tabancaları, çıtır pıtırlar (çata patlar) verilir, çocuklar sevindirilirdi. Yani bayramlar bayram neşesi ile geçerdi. Şimdi pandemiden dolayı bir buçuk yıldır çok tatile gidilemese de artık moda olmuş maalesef. Tatile gitmek. Ya kardeşim bayramdan başka gün yok mu da bayramda tatile gidiyorsunuz..! Çoluk çocuk gelecek yeni nesiller bayramları tatil olarak görmesinler lütfen. Kişi diyor ki işte 1500 TL’ye kurban alacağıma gider o para ile tatil yaparım! Bu gerçekten çok acı. Değerlerimiz unutuluyor mu dersiniz? Bir de bu büyük kesimhanelerden hisseye girilip alınan kurbanlıklar..! Allah kabul etsin de, kesimini görmeden 3,5,7 kişi girmiş bu büyük başa örneğin. Tanımıyorsun bile diğer girenleri. Kasaba gidip et alır gibi hissenizi alıyorsunuz. Buradaki sıkıntı eğer içlerinden birisinin kalbine işte falan kişiye kırmızı et fazla gitmiş mi, dediği an bitiyor olay! Çünkü kurban kurban olmaktan çıkıyor. Gönül rızası ile akrabalar ile beraber kesilen herkesin hakkına razı olduğu kesim bence daha makbuldür. Bir de tekbirler getirilerek kesilen küçük baş hayvanlarda kesim yapıldığı an evin çocuklarının alnına kan sürülürdü. Nazar olmasın diye. Size de bu kandan alnınıza sürdüler mi hiç? Evet dediğiniz duyar gibiyim. Lütfen gelin artık bayramları tatil olarak değil de, geleceğe bir miras olarak bırakmak için bayramları "bayram gibi" yaşayalım. BAYRAMLAR BAYRAM OLA! Saygılarımla...

HABER YORUMLARI
  1. Semra Sezen Aral
    2021-07-27 12:13:42
    Kaleminize yüreğinize sağlık. Ne güzel anlatmışsınız hocam