Dolar
16,7832
Euro
17,4971
GRAM ALTIN
976,05
BIST
2.443,77
Konya
parçalı az bulutlu
25°C
Yeni Meram

EVLİLİK VE AİLE (2)

EVLİLİK VE AİLE (2)- Kudsi ÖNCÜ- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
15.06.2022 01:33
14.06.2022 16:39
0
1217
ABONE OL

İnsanlar yaratılış itibarıyla farklı niteliklere sahiptir. Organizmanın terkibinde yer alan elementler, hormonlar, enzimler ve tüm kimyasallar her insanda farklıdır. Bu farklılıklar insanların duygu, düşünce, davranış, anlayış ve kabiliyetlerini de farklılaştırmıştır. Her iki cinste bireyi tanımlayan farklılıklar kümesinin oluşturduğu değerlere karakter diyoruz.
Karakter kavramını iki başlıkta ele alabiliriz.
1-Genotipik karakterler;
Genlerine yazılmış değişmeyen karakterlerdir. Yürüyüş şekli, göz rengi, cilt rengi, ses tonu vs.
2-Fenotipik karakterler;
Kişilik gelişim süreciyle başlayan kazanılabilen, değiştirilebilen edimsel karakterlerdir.3 yaşından itibaren başlayan ve 22 yaşına kadar devam eden dinamik bir süreçtir.
Kişilik gelişiminin en etkili ve verimli atölyesi öncelikle ailedir. Çocuk 3 yaşından itibaren kişilik modelini özellikle anneden olmak üzere aile içinden seçer. Beyinde uzun süreli bellek/hafıza alanına(amigdala) çekirdeğe kayıt eder. Bu kayıt yıllarca devam eder. Aile içinden gerekli ve yeterli ilgiyi göremezse dışardan objesini/rehberini seçer. Günümüzde aile kurumlarımızın hasarlanmış olması nedeniyle binlerce çocuğumuz, gencimiz farklı mecralarda harap olmuştur.
Kişilik gelişiminin ikinci etkili atölyesi eğitim ve öğretim kurumlarımızdır. Ancak bu kurumlarımız belki öğretim yapabiliyor, fakat eğitim/davranış öğretisi konusunda olması gereken yerde değildir. Toplum davranışlarına ait haberler adeta laboratuvar sonucu gibi önümüzde durmaktadır.
Bu bilgilendirmeyi yapmakta ki amacım eş seçiminden önce, adayların muhataplarının kişiliklerini/karakterlerini tanımaları için nerden başlamaları gerektiği konusunda ip ucu vermekti.
İlk adım aileleri tanımakla başlamalıdır.
Eş adaylarının, adayda aramaları gereken en önemli değer ahlak olmalıdır. Bizim kültürümüzde bunun adı "Adab-ı- Muaşerettir" ve evrenseldir dört bileşeni vardır.
1-Saygı;ırk,renk,dil,din,coğrafi bölge farkı gözetmeksizin herkese, her yerde, her zaman saygı
2-Nezaket ve zarafet; herkese, her yerde, her zaman.
3-Hilm/yumuşak/mülayim/mutedil; Öfkeden uzak, bin düşünüp bir yapma halini ifade eder. Densizliğin zıddıdır.
4-Sabır; yanlışları ve olumsuzlukları olumluya çevirmek için ortaya konan çalışmanın, çabanın sürecidir. Yoksa yanlışlara boyun eğerek sesiz kalmak sabır değil ahmaklıktır.
5-Sevgi; eş seçim kriterlerinin olmazsa olmazıdır. Toplumsal yaşamda sevginin olması çok değerlidir. Ancak herkes birbirini sevmek zorunda değildir. Çünkü sevgi bir algıdır, sevmenin de sevmemenin de her zaman tutarlı bir gerekçesi olmayabilir.
Eş adaylarında karakter olarak tanımladığımız kişilik kriterleri çok önemlidir. Sosyal hayatım boyunca hekimlik mesleğimin uygulama alanlarında insanların psiko-sosyal boyutlarıyla da çok ilgilendim. Dağılma sürecine girmiş çok ailelere çözüm adına müdahil olduğum durumlar oldu. Pek çoğu toparlandı, ailenin dağılmasını engelleyebildik.
Sebeb-sonuç irdelemeleri yaptım, kök analizine indim.
Şu sonuçları elde ettim;
1-Aileler arası sosyal doku uyuşmazlıkları.
2-Eş adaylarında özgüven yoksunluğu, ana kuzusu kişilik yapısı, özgür karar alma yetisi yoksunluğu.
3-Kıskançlık; seven her eşin, sevdiğini kıskanması fıtrattandır. Ancak takıntı haline gelmişse tam bir kişilik bozukluğu dur. Evlilik sürdürülebilir olamaz.
4-Cimirilik; cebinde akrep olan kişi evliliği hak eden kimse değildir.10 TL verir,100 hesap sorar.
5-Yalan söylemek; Bazı psikologlar yalan söylemenin genotipik bir karakter/kişilik olduğunu söylerler.
6-Obsesif/takıntılı kişilik bozuklukları.
Geçmişte yaşanmış veya yaşanmakta olan olumsuzlukların takıntı haline getirilerek sürekli gündeme tutulması hayatı çekilmez hale getirebilir. Çoğu zaman nişanlılık sürecinde "annen şunu demişti, kardeşin bunu yapmıştı, bunları hiç unutmayacağım" söylemleri takıntının ve evliliğin sürdürülemeyeceğinin erken belirtileridir.
Bu karakterler eş seçiminde adayların dikkate almaları, evlilik kurumunun sürdürülebilirliği bakımından çok önemlidir. Bu değerler, aşık oldum, seviyorum gibi duygusallık fırtınalarına mahkum edilirse akıbetin hüsranla biteceği asla unutulmamalıdır.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.