İKİ ÇOCUĞUN MEZARLIKTAKİ AHVALİ
İKİ ÇOCUĞUN MEZARLIKTAKİ AHVALİ- Adem ESEN- Yeni Meram Gazetesi
Ramazan ayı oruç ve teravih gibi ibadetlerin yanı sıra mezar ziyaretlerinin yapıldığı bir aydır. Toplumların örf ve adetlerine göre mezar ziyaretleri yapılmaktadır. Mesela bizim toplumumuzda dini bayramlarda, ramazan ayında çokça ziyaret yapılır.
Mezarları ziyaretin bazı adabı vardır: mezarlıklara girerken selam vermek bunun başında gelir. Zira Peygamberimiz (s.a.s.) geceleri Baki’ kabristanına gelir ve şöyle derdi: “Müminler yurdunun sakinleri, sizlere selâm olsun. İnşallah biz de size katılacağız. Bizler ve sizler için Allah’tan afiyet dilerim; Allah’ım, Baki’ kabristanında bulunanları bağışla.” Mezarlıkların ziyaret edilmesi tüm insanlar için değişmez gerçek olan ölümü ve dünyanın geçici olup bir gün kendisinin de öleceğini hatırlatır.Yine mezarlıkları gösterişten uzak tutarak temiz tutmak mutedil düzeyde bakımlı yapmak gerekir. Büyükşehirlerde mezarlıklar ve cenaze hizmetleriyle ilgili görev Büyükşehir Belediyelerine aittir. Şehirlerin nüfusları arttığından mezarlık yerleri bulmak da güçleşmektedir. Bunun için belli sürelerden sonra tekrar defin ihtiyacı doğmaktadır.
Kabir ziyaretinde bulunan kişinin ölü için dua etmesi ve Kur’ân okuyarak sevabını orada bulunanların ruhlarına bağışlaması uygun olur. Ancak kabirleri aşağılamak ne kadar doğru değilse, oraları yüceltmek veya ölülerin arkasından bazı kültürlerdeki gibi aşırılıklara kaçmak da doğru değildir. (https://kurul.diyanet.gov.tr/Cevap-Ara/377/kabir-ziyaretinin-adabi-nedir)
Kabir taşlarının şekilleri kadar üzerlerindeki yazılar da döneminin kültürel yapısını yansıtır. Nitekim tarihi mezar taşları güzel sanatlar bakımından anlamlı olduğu kadar buralardaki ifadeler de dikkat çekicidir. (Örnekleri için bakınız: Süleyman Berk’in Zeytinburnu Belediyesi yayını, https://zeytinburnu.istanbul/wpcontent/uploads/2021/09/dokuman_zaman_alan_taslar03.pdf)
Ramazan ayının ilk günü rahmetli babamın, büyüklerimizin Konya Meram, Çayırbağı mahallesindeki (köyü) mezarlarını ziyaret edip, annem ve kardeşimle beraber dua ettikten sonra biraz ötesinde yeni bir mezar dikkatimizi çekti. Defin (ölüyü gömme) yeni olduğundan mezar taşı yoktu, ama mezarın ayak tarafında bir kağıt parçası dikkatimizi çekti. Havalar kurak gittiğinden bu kış günlerinde kağıtta ıslaklık da yoktu. Anlaşılan kağıt mezara yeni iliştirilmişti. İliştireni göremedik. Kağıt matbu bir yazı idi ve şöyle yazıyordu:
“Canım babam bugün dünyanın en güzel kelimelerinden birini daha yazıyorum. Bugün “baba” yazmayı öğrendim. Seni çok seviyorum babacığım (tarih yerleri boş bırakılmış)”
“Babama” kelimesi kara kalemle ve elle yazılmıştı. Anlaşılan bu not, ilkokulda okuma yazmayı yeni öğrenen bir çocuğun genç yaşta vefat eden babasına özlemini yansıtıyor. Resimde bir de otomobilde kız ve erkek çocuğu var, otomobilin önündeki resim de bıyıklı bir figür mevcut. Bazı kamyonların arkasında “Babam sağ olsun” diye bir söz kullanılır. Bu figür çocukların babaya güvenlerini hatırlatıyor. Bu çocuğun bahtının açık olmasını Cenabı Haktan niyaz ederiz. Yetimlerin haklarını her seviyede korumak, onları maddi ve manevi bakımdan yetiştirmenin başta yakınlarının daha sonra da toplumun görevi olduğunu da hatırlatmak gerekir.
Yakınlarda bir arkadaşımızın babasının cenaze namazı için Topkapı Anıtmezar Camii’ne gitmiştik. Burada eski Başbakan Adnan Menderes ile Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın mezarları da var. Burası yakındaki Merkez Efendi gibi tarihi bir mezarlık değil, Osmanlı döneminden mezarlar olmadığı mezar taşları ve buralarda yazılı ölüm tarihlerinden anlaşılıyor. Bir mezar taşı dikkatimizi çekti: Altı yaşındaki kaybolan kızının özlemiyle muhtemelen babasının ölüm tarihindeki ifadeleri mezar taşına büyük harflerle şöyle yazılmış:
“Ayla Özkara Doğumu 1955 Kayboluşu 9 Ekim 1961 ALTI YAŞINDA KAÇIRILDIĞINDA GAZETELER SENİ BULMAK İÇİN OLAYIN ÜZERİNE ÇOK GİTTİLER. HADİSE BÜTÜN TÜRKİYE’YE YAYILDI. POLİS, JANDARMA, HALK, ÖZEL EKİPLER SENİ YILLARCA ARADIK. BÜTÜN BU ÇABALAR NE YAZIK Kİ; BİR İŞE YARAMADI. SENİ BULAMADIK. ARADAN KIRK YIL GEÇTİ; ACIN YÜREĞİMDE YILLARCA GİZLİ KALDI. ÖLÜMLÜ DÜNYADA HER FANİNİN BELLİ BİR YERİ OLUR SEVGİLİ KIZI HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞTU İSEN KALBİMİZDEKİ YERİN BURASI. ARTIK BİZİMLE BERABERSİN EBEDİYYEN RAHAT UYU. BABAN.”
Değişmeyen gerçek, herkesin ölümü tadacağıdır. Dar-ı bekâya yolculuk herkes için herhalde tüm insanların inkar etmeyeceği bir gerçektir. Ancak bazı insanlar sıralı ölüm diye yaşa göre ölüm temennisinde bulunur, ama kader çizgisini ne kadar bilebilir insanoğlu… Biri babasını özleyen çocuk, diğeri kaybolan kızını hayatının sonuna kadar aradığı anlaşılan ve o hasretle ahirette kavuşmayı bekleyen bir baba… İki çocukla ilgili iki mezar anısı…
Tüm vefat edenlerimize Allah rahmet eylesin….
-
Henüz yorum yapılmamış.İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.