Dolar
13,7083
Euro
15,4538
GRAM ALTIN
786,29
BIST
1.967
Konya
orta şiddetli yağmur
11°C
Yeni Meram

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK TASLAĞI ÜZERİNE

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK TASLAĞI ÜZERİNE- Adem ESEN- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
26.11.2021 01:01
26.11.2021 10:13
0
1171
ABONE OL

Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) milli gelirinin önemli bir bölümünü oluşturan bölgelerdir. Bugünlerde OSB’lerle ilgili yeni düzenlemeler yapılması tartışılıyor. Bu konuda OSB ve sanayicilerden gelen talepler doğrultusunda bazı hususların düzenlenmesi üzerinde duruluyor. Kanun teklifi taslağında hizmet ve destek alanları kapsamına lojistiğin eklenmesi, OSB alanının genişletilmesi, teşebbüs heyetinde ildeki diğer OSB’lerin de bulunabilmesi, parselasyon planın değişiklikleri, ıslah OSB uygulamasının yeniden yürürlüğe konulması yer alıyor. Buna karşılık OSBÜK ve müteşebbis heyetlerin basına yansıyan görüşlerinde ihtisas OSB’lerin devamının sağlanması talebi ve bazı düzenlemelere itirazlar yer alıyor. Mesela, “üstün kamu yararı gerektiren ulusal ve uluslararası projelerde imar ve parselasyon planlarının Bakanlıkça re’sen yapılması” değişikliğinin OSB ile koordinasyonla birlikte şeklinde düzenlenmesi isteniliyor. OSB organlarında görev alanların görev sürelerinin iki dönemle sınırlanması, denetim kurullarında Bakanlık personelinin görevlendirilmesi, KOSGEB, TÜBİTAK ve Kalkınma Ajanslarına destek olmak amacıyla OSB yıllık brüt gelirinin % 1’inin Bakanlığa aktarılması, OSB’lerin yatırım kararlarına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkartılacak yönetmelikle düzenlenmesi vb hükümlerine itiraz ediliyor. Yine arsa devir işlemleri, OSB’lerin kurduğu veya ortak oldukları anonim şirketlerin Bakanlık tarafından denetimine de olumlu bakılmıyor.

Bu tartışmalar ülkemizin sanayileşmesi ve milli gelirin artışında çok önemli yeri olan sanayi tesislerinin daha iyi yerlere gelmesi bakımından önemlidir.

1999 yılında Selçuklu Belediye Başkanlığına seçildikten sonra sanayilerin çevre düzenlemesine giriştik. Sanayi siteleri yanında o zaman henüz tüzel kişilik kazanmamış olan OSB’ler belediyenin sorumluluğu alanındaydı: caddeler büyükşehire, sokaklar ilçeye aitti. 1. ve 2. OSB yolları bozuktu. Özellikle imar konusunda yoğun şikayet vardı: bazıları kaçak yapılaşma bahanesiyle birbirlerini şikayet ediyorlar, bazıları da ilave imar hakkı istiyorlardı. Su ve atıksı konusunda da şikayetler vardı. Hatta dönemin valisi bana şikayetleri iletti. Belediye olarak yapılacak hizmetler için katılım paylarını çıkardık. Arkasından itirazlar geldi. 15.04.2000 tarihinde OSB Kanunu çıktı, böylece tüzel kişiliğe kavuştu. İkinci OSB’de kısa sürede yollar asfalta kavuştu, kaldırımlar düzenlendi. Yani buralarda hizmet yerinden yönetim uygulanmaya başlayınca, eller pamuk ceplere atılmıştı. Birinci OSB biraz daha belediyeye bağlı kaldı.

OSB’ler tüzel kişilikleri olan, kanunda amaçları belirtilen, kamu adına bazı yetkileri kullanan ve yine kanunda belirtilen imtiyazlara sahip hizmet yerinden yönetim örgütleridir. Bunlar merkezi yönetimin hiyerarşik yapısı dışında örgütlenmektedir. Kendi organları tarafından yönetildiğinden belirli bir özerkliğe sahip olmakta, kamu yönetimi bütünlüğü içinde faaliyet göstermekte, faaliyet alanları sınırlı kalmakta ve kamu yararına uygun olarak çalışmaktadır.

Kamu yönetiminde genel yönetim veya merkezi yönetimin esas fonksiyonu kuralları koymak yani düzenleme yapmaktır. Merkezi yönetim yine bu düzenlemelere uyulup uyulmadığını denetler. Yerel yönetimler gibi yerinden hizmet örgütleri, yerindelik ilkesine göre faaliyet gösterirler. Yerel yönetimlerde idari vesayet olduğu gibi, bu örgütleri de merkezi idare denetler.

OSB’lere yasa ile tahsis edilen arsalar ya kamuya aittir, ya da bu amaçla özel kesimden kamulaştırılmaktadır. Yine bu kurumlara altyapı tesisleri kurma, kullanma ve işletme hakkı tanımakta, muafiyetler ve destekler verilmektedir. Bu nedenle merkezi idarenin bu kurumları, ülke ekonomisinin gelişmesi doğrultusunda denetlemesi gerekir. Bu denetimi hukuk gösterir, ama bunu yatırımcı kültürü şekillendirir.

Burada OECD Kurumsal Yönetişim ilkelerine göz atmakta yarar vardır. Bu ilkelerden ikisi şunlardır: “Farklı idareler arasında sorumlulukların dağılımı açıkça belirlenmeli ve kamu yararına hizmet edecek şekilde düzenlenmelidir”. “Gözetim, düzenleme ve denetleme otoriteleri yükümlülüklerini profesyonel ve objektif bir şekilde yerine getirebilmek için gerekli yetkiye, güvenilirliğe ve kaynaklara sahip olmalıdırlar. Ayrıca, kararları zamanında, şeffaf ve bütünüyle açıklanmış olmalıdır.”

OSB’lerin belediyeler ve il özel idareleriyle yakın ilişkileri vardır. İmar, su ve atıksu, elektrik, doğalgaz, katı atık, ulaşım konularını havza, bölge veya şehir düzeylerinde bütünlük içinde değerlendirmeyi gerektirir. Pek çok OSB’de hava kirliliği, atıksu arıtma tesislerinin olmayışı veya iyi işletilmemesi, deprem ve diğer doğal afetler riski, hava kirliliği, ulaşım, kentsel dönüşüm gibi ciddi sorunlar bulunmaktadır. Ülkenin pek çok yerinde zaman zaman ortaya çıkan çevre sorunları, mesela geçen yıllarda Tuzla ve civarı OSB’lerdeki sorunlar, Ergene Havzası sorunları, Marmara Denizindeki müsilaj probleminin önemli kaynağı atıksulardır. Bu da başta OSB’lerin çözeceği bir konudur. Yeni taslakta OSB’lerin çevre denetimi konularına temas edilmemesi kanaatimizce önemli bir eksikliktir. Firma veya işletme ölçeğinde çözülmeyen çevre sorunları, OSB ve havza bazında büyük sorunlarına yol açtığı gibi, çözüm maliyetleri de milli ekonomiye büyük yük getirmektedir.

Geçtiğimiz hafta TBMM’de kabul edilen Paris iklim şartı kamunun ve özel sektörün konuya ciddi yaklaşımlarını gerektirmektedir. OSB Kanununda değişikliklere bu açıdan da yaklaşmakta yarar vardır.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.