Konya
açık
11°C
Yeni Meram

BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTSİN (Mİ?)

BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTSİN (Mİ?)-Lütfi AYHAN-Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
06.12.2023 00:50
05.12.2023 17:52
0
2439
ABONE OL

“Alıp gideyim şu garip ve bahtsız başımı bu diyarlardan. Çıkıp gideyim bu çileli, bu ıstırap yüklü topraklardan. Yeni diyarlar, yeni milletler bulayım. Suyu farklı, toprağı farklı, güneşi farklı, iklimi farklı, insanı farklı, huyu farklı olan. Çünkü değişmedi hiçbir şey çocukluğumdan beri hayatımda. Her şey aynı, her şey rutin, her şey bir... Küçüklüğümde de ağalar, beyler, paşalar, krallar vardı bu günde varlar. Çocukluğumda da fakirdi ameleler, köylüler, işçiler… Bugün de öyleler.

Çocukluğumda tüm dünyada ve ülkemizde insanlar, adaletsizlikten, zulümden, sömürüden, eşitsizlikten şekvacıydılar bugünde öyle. Gençliğimde de insanların, ailelerin, milletlerin düşmanları çok, dostları azdı; bu yüzden hep korku ve tedirginlik hâkimdi gönüllere, ülkelere… Bu gün de öyle. Dün, dostlar - düşmanlar -, iyiler- kötüler, güzeller- çirkinler, zalimler- mazlumlar hep yan yana, hep iç içe idiler. Bu günde öyle.

Ezenler - ezilenler, dövenler - dövülenler, kaçanlar-kovalayanlar, aldatanlar-aldananlar, hainler- sadıklar, katiller-maktüller, hilebazlar- saflar... Dün vardılar bu gün de varlar, yarın da olacaklar. Hiçbir şey değişmedi kısaca bu yalan Dünya'da, korkarım yarında değişmeyecek bu durumda. İlk Çağda, Orta Çağda, Yeni Cağ da, Yakın Çağda; Asya'da, Avrupa'da, Amerika'da, Afrika'da... Değişmiyor gelenek, değişmiyor rutinlik; değişmiyor gidişat, değişmiyor hayat, değişmiyor dünya.

İlk insan, ilk atamız Hz Âdem yemiş ilk sürgünü (cennetten dünyaya)

O’ndan beri devam ediyor tüm torunlarının sürgünü hem maddi hem manevi sahada. Dün kimi insanlar, kimi milletler açlıktan, fakirlikten, kuraklıktan, savaştan yerlerini, yurtlarını terk edip başka diyarlara ya çalışmaya, ya sığınmaya gidiyorlardı bugün de gidiyorlar halâ. İlk Çağ’da olan Orta Çağ’da da var, Orta Çağ'da olan Yeni Çağda da var, Yeni Çağ'ın gelenekleri aynen taşındı Yakın Çağa. İşte görüyoruz taptaze, eskimemiş yıpranmamışlar halâ . Çağlar değişiyor, zaman değişiyor, yıllar, asırlar değişiyor ama değişmiyor insanların kaderleri halâ…”

İYİKİ DE DEĞİŞMİYOR DEĞİŞSEYDİ NE OLURDU ACABA?

Dünyaya, olaylara, insana, zamana, mekâna, ölüme, öbür âleme... Maddeci bir gözle baksaydım yukarıdaki satırları yazardım herhalde. Her şeyi kara görür karamsar olurdum. Yaşananları anlamsız bulur, gelişmeleri ümitsiz ve haksız olarak değerlendirirdim. İçinde binlerce hikmet barındıran, (lakin bizler bu hikmetleri göremediğimizden) "adaletsiz” “yanlış” “kötü” olarak algıladığımız gerçekleri yanlış bulurdum. Teslimiyetçi değil şekvacı yaklaşırdım her şeye. Hâlbuki tüm bunların ve bu yaşananların sahibi sonsuz bir ilme, sonsuz bir merhamete, sonsuz bir güce sahip olan Allah’tır. Tüm sıfatları (Esmaül Hüsna) ile Allah'a inanan bir insan çok pozitif düşünür her mevzuda. Çünkü rutinlik olarak gördüğümüz şeyler sünnetullahtır aslında. Rutinliğin/ Sünnetullah'ın/fıtratın yani hayatın temel prensiplerinin bozulmuyor olması bizler için bir nimet. Çünkü Güneşin, Ay’ın yıldızların her gün doğup batacağını, havanın, suyun, ekmeğin hayatın idamesi için gerekli olması; zamanın, gece- gündüz, sabah- akşam gibi bölümlerinin kuralına uygun bir şekilde mutlaka geleceğini, mevsimlerin asırlarca olduğu gibi temel özellikleri ile birlikte ( kışların soğuk yazların sıcak…) yer değiştireceğini, her doğanın öleceğini, insanoğlunun ömrü boyunca çok değişik olaylarla (sevinçler, hüzünler, hastalıklar, iyilikler, kazançlar, kayıplar, zulüm, sıkıntı, savaş, barış) karşılaşacağını bilmesi ve ona göre planlar yapıp ona göre hayatını devam ettirmesi kötü bir şey değil güzel bir şey. Çünkü insan, bu gerçeklere göre dizayn eder hayatını, bu değişmeyen hakikatlere göre dengeler iki dünyasını.

Sünnetullah, bu dünyada nasıl böyle kesintisiz şaşmadan, teklemeden işliyorsa ahirette de işleyecek. Haşr olacak, mizan kurulacak. İnsanlar, inanç ve amellerine göre sonu olmayan cennete veya cehenneme gidecekler. İşte biz insanlar bu en önemli hakikate, dünyada değişmeyen Sünnetullah sayesinde ulaşıyoruz. O nedenle (temel bilgilerde temel kurallarda) rutinlik değişmezlik bizlerin lehinedir bu nedenle “rutinlik” rahmettir.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.