Dolar
13,5044
Euro
15,2696
GRAM ALTIN
796,25
BIST
1.910,29
Konya
kar yağışlı
-6°C
Yeni Meram

KAMU YÖNETİMİ VE KALKINMA- TRAMVAY KÜMELENMESİ VE KONYA

KAMU YÖNETİMİ VE KALKINMA- TRAMVAY KÜMELENMESİ VE KONYA- Adem ESEN- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
12.11.2021 09:29
12.11.2021 09:30
0
1378
ABONE OL

Kamu yani devlet yönetiminin kalkınmadaki yeri iktisatçılar arasında tartışmalı olmakla beraber, her dönemde ve yerde devletin ekonomide dolayısıyla kalkınmada ciddi etkisi vardır. Devletin hangi fonksiyonlara sahip olduğu yani, devletin yapacağı hizmetler güvenlik ve adaletin sağlanması gibi pür kamu malları/hizmetleri konularında tartışılmaz olduğu halde yarı kamu malları ve piyasa malları konularında farklı görüşler ve uygulamalar görülmektedir.
Bu konuların daha ziyade uygulama açısından ele alındığı bir çalışma Ostim Teknik Üniversitesi ile Memur-Sen’in düzenlediği “Kamu Yönetimi ve Kalkınma Kongresi” 9-10 Aralık 2020 tarihlerinde Ankara’da yapılmış ve Temmuz-2021’da Bildiriler Kitabı yayınlanmıştır. Kongreyi Youtube’dan izlemek de mümkün. (https://www.youtube.com/watch?v=0oNafOcsnrc) Aşağıda bu çalışmada dikkatimizi çeken bazı konuları belirtmeye çalışacağız.
Devlet günümüzde kalkınmada anahtar rol oynamaktadır. Kalkınan ülkelere bakıldığında başarılı bir devlet ve devlet bürokrasisi olduğu görülür. Tabii kaynak zengini olmak, kalkınma için yeterli değildir. Başarılı devlet ile başarısızı ayırt eden, insan unsurudur. Örnek olarak bizde Nizamülmülk, Almanya’da Bismarck gibi güçlü devlet adamları verimli devlet bürokrasisi kurmuşlardır. Japon kalkınmasının temelinde devlet bürokrasine sahiplik yanında özel sektörde çalışanların da devlete sahiplik duygusu vardır.
Kamu iktisadi teşekkülleri (KİT) bazı bölgelerde kurulmuş, bir süre ekonomik kalkınmaya katkı sağlamışlar, ama bir süre sonra gelişmeyi engellemeye başlamışlardır. Devlet azgelişmiş bölgelere teşvikleri verdi, ama bundan fazla olumlu sonuç alınamadı. Burada uygulanan politikaların etkinliği, geri besleme, denetleme yetersizliği yanında bürokrasi ve işadamlarındaki etik sorunları da dikkate alınmalıdır. Yine, rekabetçi bir dünyada korumacı politikalarla gelişme sağlamak mümkün değildir.
Ostim Teknik Üniversitesi rektörü Prof. Yülek, Türkiye’deki bürokrasinin devlete sahipliğinin nasıl bir olumsuz durumda olduğunu şu örnekler anlatıyor: “Türkiye’deki bütün hastanelerde asansörler yabancıdır. Ve ben bir tane devlet hastanesi bilmiyorum ki içinde bir tane yerli malı asansör olsun. Eğer sizin bürokrasiniz, memurunuz ülkesine sahip bir memur ise kalkınmacı bir devletin kalkınmacı memuru ise, Sağlık Bakanlığındaki memurlarınız asla bir asansör alımı yapılacağı zaman müteahhide baskı yapmaz, “asansörün yabancı olacak” diye. Çünkü bizim asansörümüz de en az Alman asansörleri kadar kalitelidir. Ancak Sağlık Bakanlığı gibi birçok bakanlığımızda, maalesef kendilerine pazar bulamamaktadırlar. Bu durumda ne oluyor? Biz büyümeyi, ekonomik büyümeyi ve sanayileşmeyi, kamu satın almalarımızla yanlış politikalarımızla kendi ülkemize değil, diğer ülkelere kaydırmış oluyoruz. Biz o asansörleri borçlanarak alıyoruz. Devletimiz borç altına giriyor. Bu asansörleri borçla yapıyoruz. Bazısı iç borç, dış borç ve faturayı biz yabancı bir şirkete kestirdiğimiz zaman, orada ekonomi, o çeyrek içinde büyüyor. Benim ülkemde büyümüyor yani borçlanarak ben başka bir ülkenin kalkınmasını sağlıyorum.” (s.41)
İthalat sadece harcama iken, ihracat ekonomide çarpan ve hızlandıran katsayıları kadar büyüklüklerde büyüme sağlar. Yani dışarıdan aldığımız ithal bir mala 100 lira öderseniz maliyeti 100 lira olup, belki daha sonra bakım, yedek parça bağımlılığı ile bu masraf artar. Ama kendiniz üretirseniz bunun ekonomiye etkisi mesela 100 liralık bir malın katkısı, belirli katsayılara göre katlarca olmaktadır. Bu sebeple hep ihracat yapmanın gerekliliği üzerinde durulur.
Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi başlığında Kümelenme koordinatörü Dr. İ. Pektaş’ın yazısında “Raylı Sistemler mimli davamızdır” ilkesiyle 2012 yılında kurulan Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesine (ARUS) yer verilmiştir. Bu kapsamda birçok şehirde ithal edilen raylı araçlara katkı sağlanmış, 8 milli marka ortaya çıkmıştır. Kısa sürede pek çok ülkeye ihracat yapılmıştır. 2023 yılına kadar % 80 oranında yerli ve milli marka üretilmesi 11’nci Kalkınma Planında öngörülmüştür. Bu kapsamda belediyelerin yerli araç kullanması konusunda sıkıntılar olduğu belirtilerek, buna karşı hükümetin tedbir alması önerilmektedir. (s.183)
Burada Konya açısından raylı sistemi değerlendirmek gerekiyor. Zira Konya, ülke içinde hafif raylı sistemi şehir içi ulaşımda ilk kullanan şehirdir. Konya’da motor fabrikası ile otomotiv yedek parçası üreten pek çok işletme vardır. Buna rağmen ARUS içinde Konya ve Konya bir sanayi kuruluşu da yoktur, maalesef… Hatta Konya’da tramvay fabrikası kurmak için teşebbüs edilebilirdi. Ama Konya belediyesi her ne hikmetse ithalatı tercih etti. O dönem haberlerine göre, bunun için toplam 105 milyon avroluk alım yapıldı. (https://www.konya.bel.tr/haberayrinti.php?haberID=3667) Belki ilgili kişiler bunu izah edebilirler.
Kongrenin sonuç bildirgesinde şunlara yer verilmektedir: Kalkınma sadece ekonomik mahiyette olmayıp sürdürülebilir ve adalet ilkelerine uygun olmalı; 1980’lerden itibaren yabancı yatırım ve transferi yoluyla gelişmekte olan ülkelerin sanayileşebileceğini savunan neoliberal anlayış çökmüş olup yenilikçi kabiliyetlerini geliştiren kendine özgü sanayileşme kurgulanmalı; kalkınmacı devletin kalkınma üzerindeki etkisi devlet yetenekleriyle belirlenir; kalkınma modelinde üniversite-özel sektör ve kamu işbirliği içinde olmalı; kamu kaynaklarının verimli ve etkin kullanımı için performans ölçüleri getirilmeli; kamu görevlilerinin kalkınmaya etkileri üzerinde durulmalıdır.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.