Konya
°C
Yeni Meram

ÜCRETLER, MAAŞLAR ve BAZI İKTİSADİ KONULAR ÜZERİNE

ÜCRETLER, MAAŞLAR ve BAZI İKTİSADİ KONULAR ÜZERİNE- Adem ESEN- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
05.04.2024 00:30
04.04.2024 13:31
0
1878
ABONE OL

Uluslararası Çalışma Teşkilatı Küresel Ücret Raporu-2023, ücretlerin ve hane halklarının satın alma gücünün son üç yılda, önce COVID-19 salgını ve ardından dünya ekonomisi bu krizden çıkmaya başlarken enflasyondaki küresel artış nedeniyle önemli ölçüde zarar gördüğünü ifade ediyor. 2022 için mevcut kanıtlar, artan enflasyonun birçok ülkede reel ücret artışının negatif rakamlara düşmesine neden olduğunu, orta sınıfın satın alma gücünü azalttığını ve düşük gelirli grupları özellikle sert bir şekilde etkilediğini gösteriyor. Bu hayat pahalılığı krizi, COVID-19 krizi sırasında işçiler ve aileleri için toplam ücret harcamalarında yaşanan ve birçok ülkede en büyük etkiyi düşük gelirli gruplar üzerinde gösteren önemli kayıpların üzerine gelmektedir. Bu nedenle yeterli politika müdahalelerinin olmazsa yakın gelecekte işçilerin ve ailelerinin reel gelirlerinde keskin bir erozyon ve eşitsizlikte bir artış görülebileceğini, bunun da ekonomik toparlanmayı tehdit etmesi ve muhtemelen daha fazla sosyal huzursuzluğu körüklemesini yol açar.
2020-22 döneminde Avustralya, Bulgaristan, Kore Cumhuriyeti, İspanya, Güney Afrika, Sri Lanka, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri'nde artan enflasyon nedeniyle asgari ücret reel olarak azalmıştır.
2022 yılında enflasyon, toplam ücret ödemelerindeki düşüşün arkasındaki baskın faktör haline gelmiştir. Enflasyonun düşük ücretler üzerinde önemli etkisinin olduğu gözlenmektedir. Bu konuda ILO Ücret Raporuna bakılabilir.
Ücret ve maaşlarla ilgili bazı hususları şöyle sıralayabiliriz:
Çalışanlar aldıkları ücretleri veya maaşları hesap ederken ilk baktıkları husus aldıkları geliri karşılaştırmaktır. Önce “eşit işe eşit ücret” gözetilir. Yani aynı işyerinde aynı işe yapanlara eşit ödeme yapılması gerekir. Ayrıca işkolları, sektörler, işletmeler ve bölgeler arasındaki ücret farkları da gözetilir.
Kamu ile özel sektör arasındaki ücret farkları da önemlidir. Genellikle azgelişmiş ülkelerde kamu kesiminde olanların hakları daha yüksek olur, hatta bu bir imtiyazdır. Bu sebeple kamu kesimine kapağı atmak önemli bir kazançtır.
İşlerin net cazibesi denildiğinde, bazı işlerdeki düşük ücreti telafi edici farklar anlaşılır.
Ücretler veya maaşlar işveren (devlet dahil) bir maliyet unsuru iken, işçi ve ailesinin geçim vesilesidir. Bu sebeple iktisadi yönü kadar sosyal ve ahlaki yönü de önemlidir.
Son dönemlerde asgari ücretlerde artışlar olmuştur. Kamu işçilerine zamlar yapılmıştır. Burada sendikalar etkili olmuştur. Ancak kamudaki sendikalı yani kadrolu işçi sayısı sürekli azalmaktadır. Burada sendikaların ücretler üzerinde yoğunlaşmasının önemli etkisi vardır.
Emekliler için yapılan düzenlemeler de ayrı bir konudur. Ancak burada da sistem epeyce değişmiştir. Bunlar olurken ücret ve maaş artışlarının enflasyon üzerindeki etkisi yani ücret-fiyat sarmalı gündeme gelir.
Ücret ve maaşların ekonomik ve sosyal etkilerini dengelemek bakımından ücretler ve gelirler siyasetinin uygulanması için bir mekanizmaya ihtiyaç olduğunu söyleyebiliriz.
Ücretlere bağlı olan bir konu da kamu malları/hizmetlerinin tarifeleridir. Popülist beklentiler artırıyor; kamu tarifelerinin azaltılması, transfer ödemelerin artırılması bunun açık göstergelerdir.
Ulaşımda tarifelerinin azaltılması, su tarifelerini indirilmesi hatta bazı kesimlere bedava yapılması en kolay vaatlerdir. Ancak işletmelerin problemleri ortaya çıkınca hemen zam yapma veya kesinti yapma gereği duyulur. Mesela su tarifesini azaltınca su idaresi yeterli geliri olmayanı su kalitesi düşer, atıksu arıtma tesisleri yapılamaz olur, çevre kirlenir. Otobüsler işlemez hale gelir, personel maaşlarını bile ödenemez hale gelir. Oysa güç yeterlilik (affordibility) ilkesi esas alınırsa daha iyi olur.
Kamu hizmeti/malı üretiminde de kamu kurumları maliyete katlanır. Bunların finansmanını vergiler sağlar. Ama bunun yanında fiyatlandırma yani tarifeler yer alır. Burada en kötü olan borçlanma ile kamu hizmeti sunulmasıdır. Ayrıca bu tür hizmetler vakıflar yani özel sektör vasıtasıyla da yapılabilir.
Bedavacılık çözüm olmaz, zira bedavacı toplumlarda faturayı daha fazla olarak fakirler öder. Zira zenginler, güçlüler zaten alacaklarını fazlasıyla alırlar. Enflasyonun yükselmesi ve dizginlenememesi siyasi, sosyal ve iktisadi alanda ciddi sorunları da beraberinde getirir. Burada çözüm ararken üretim gücünü korumayı ve artırmayı ihmal etmemek gerekir.
Demokrasi yani halkın kararı önemlidir, ama kaynakların sınırlı olduğunu ve iktisat ilkelerinin gözetilmemesi halinde sorunların daha da artacağını unutmamak gerekir.
Bu vesile ile Ramazan bayramınızı tebrik eder, sağlık ve afiyetler dilerim.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.