Konya
°C
Yeni Meram

MESELELERİ MESELE ETMEK

MESELELERİ MESELE ETMEK- Abdurrahman KUTLU- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
24.02.2024 00:39
23.02.2024 13:49
0
4404
ABONE OL

“Meseleleri mesele etmezsenin mesele olmaz “ demişti rahmetli Demirel. Hayatın her safhası için geçerli olan bu söz insanları duyarlı olmaya, sorumluluk almaya davet ediyor. Buna günümüzde “SOSYAL SORUMLULUK ” deniyor. Sosyal sorumluluk ; hangi yaşta olursan ol,hangi eğitimi alırsan al, hangi görevde olursan ol, içinde yaşadığın toplumun meseleleri ilgilenme, çevreye ve doğaya saygılı olma, onları koruma anlamını taşır. Bu bakımdan sosyal sorumluluk anlayışı insani ve medeni bir özellik taşır.
Sosyal sorumluluk, medeni ülkelerin eğitimlerinde çoktan yerini almış bir kavram. Çocuklara küçük yaşta sosyal sorumluluk bilincini vermeyi amaçlıyorlar. Toplumsal hayatta çok önemli olan bu konu bizim eğitim sistemimizde de yer almalı ve önemsenmelidir. Teknolojinin ve zamanın ortaya koyduğu değişimlerin, insanları ve aileleri giderek yanlızlaştırdığı, karşılaştığı problemlerlerle yanlız başına mücadele edemedikleri zamanımızda sosyal dayanışmaya çok ihtiyacımızın olduğu bir gerçektir. Bunun için de sosyal sorumluluk bilincini toplumun her kesiminde geliştirmeliyiz. Bunun da yolu eğitimden geçer.
Sosyal sorumluluk bir yerde insan olmanın gereklerindendir. Bu özellik biraz küllenmiş olsa da Türk halkının özünde vardır. Eğitimde sosyal sorumlulukla öğretilmek istenen; konu-komşunuzdan, mahallenizden haberiniz olsun, içinde yaşadığınız toplumun meselelerinden haberdar olun, devletin yetişemediği alanlarda eksikleri siz gidermeye çalışın. Bunun için kendi aranızda organize olun, mutlaka yapabileceğiniz bir şeyler vardır anlayışını küçük yaşlardan itibaren toplumun her ferdine öğretme ve topluma o kültürü kazandırmakdır.
Sosyal sorumlulukta diğer önemli bir husus; insanoğlunun kullanmasına sunulan, üzerinde yaşadığımız mavi gezegenin kaynaklarının sınırsız olmadığını, bizim görevimizin o kaynakları tüketmeden, kirletmeden,yok etmeden onları ölçülü kullanarak gelecek kuşaklara devretme bilgisi ve kültürüne sahip olmaktır. Çünkü dünyanın taşı, toprağı, havası, suyu, ormanları, yaban hayvanları, denizleri, gölleri, yeraltı zenginlikleri sınırsız değil ki! Üstelik onlar sadece bugünkü insanlara ait değil.
İnsanoğlunun günümüzde Allah’ın verdiği aklı kullanarak geliştirdiği bilim ve teknoloji ile doğaya acımasız bir savaş açtığına şahit oluyoruz. Dünyanın her yerinde ormanlar kesiliyor, yanıyor, içlerinde yaşayan her türlü canlı yangınlarda yok oluyor. Okyanuslar, denizler, göller,ırmaklar acımasızca kirletiliyor. Hava dünyanın birçok yerinde sağlığı tehdit eder,solunamaz hale getiriliyor.Sera gazlarının ve fosil yakıtların etkisiyle hava ısınıyor,buzullar eriyor.
Dünyanın birçok yerinde tabita karşı gördüğümüz olumsuzluklar ülkemizde de çeşitli boyutlarda görülüyor maalesef. Tarım arazilerinin imara açılması, toprağın kimyasal maddelerle kirlenmesi, nehirlerin-göllerin-denizlerin- çevrenin kirletilmesi bunlardan en başta gelenlerden. Bu duyarsızlıklar bizde yeni olan veya yeni başlayan meseleler değil. Öteden beri çevreyi koruma, tabiata saygı kültürümüzün olmadığını söylemek yanlış olmaz. Halbuki size verilenlerin kıymetini bilin, israf etmeyin, temizlik imandandır, kul hakkı önemlidir, sadece insanın değil, can taşıyan her canlının bir hakkı olduğunu vb.belirten bir dine mensubuz. Üstelik bunlar evrensel insani değerler.
Eğitim sistemimizle, tv programları ile toplumumuzda topyekün sosyal sorumluluk bilincinin geliştirilmesini başarabilirsek, çok önemli bir konuda başarı sağlamış olacağız. Daha huzurlu bir toplum olma ve çevreyi, doğayı koruyup kollama konusunda bunları yapmaya da mecburuz. Bu gayretlerle dünyayı kurtaramazsak bile, ülkemizi güzellikleri ile, temizliği ile yaşanabilir bakımlı bir ülke haline getirebiliriz.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.