Dolar
13,5026
Euro
15,2768
GRAM ALTIN
795,44
BIST
1.912,89
Konya
kar yağışlı
-6°C
Yeni Meram

Eski Konya’da giysiler

Eski Konya’da giysiler- Yaşar BARIŞIK- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
26.10.2021 11:29
26.10.2021 11:32
0
2019
ABONE OL

Değerli Yeni Meram gazetesi okurlarımız, bugün sizlere eski Konya adet ve geleneklerine göre erkek ve hanım giysilerini tanıtacağım. Eski Konya'da erkek ve hanım giysileri bugün olduğu gibi dini, sosyal ve ekonomik gelir düzeylerine göre farklılık oluşturur. Bu farklılığa, iklim ve uğraşı alanlarındaki zorunluluklarda etkendir. Bu etkenler yazın ve kışın şartlarına göre değişiyordu.

Eski Erkek Giysileri
Ulema (Din Büyükleri): Yazın üstlerine yani içlerine abdestlik denilen uzun dibaceli (çiçekli cins ipekli kumaş) entari, entarinin üzerine salta, şalkuşak bağlanırdı. Kışın bu dibaceli entari yün olurdu. Resmi günlerde ise entarinin altına pamuklu pantolon giyerler, kışında bu pantolonu alt don yerine kullanırlardı. Ayaklarına mest, bunun üzerine burnu uzun yemeni (daha sonraları kundura) giyerlerdi. Üzerlerine ise lata (eskiden ilmiye ricalinin giydiği yalaso ve koları ceket biçiminde uzun çuhadar) ve kapaklı işlik giyerlerdi.

Mevleviler: Resmi günlerde uzun ve geniş kollu yakasız rengarenk çuhadan uzunlukları aynı abdestlik ile hırka, hırkanın altında da destegül tabir olunan kolsuz mintan kadar uzun önü açık salta giyerlerdi. Bu yakasız olup türlü türlü kumaşlardan imal edilirdi. Buna Haydariye denirdi. Destegül giydikleri zaman diz kapaklarına kadar ulaşan ve aynı biçimde Şemsi Destegül giyerlerdi. Bunun altına da tennure denilen kolsuz etekleri geniş ve dairevi önü yelek gibi açık mintan giyelerdi.

Çelebiler: DESTARI, sikkenin etrafına kenarları görünmeyecek derecede sararlardı. Sema esnasında giyilen tennurenin boyları uzun ve etekleri dairevi olurdu.

Katipler (Okumuş, devlet dairesinde çalışanlar): Çuhadan veya kumaştan kırmalı çakşırlar (ince erkek şalvarı) giyerlerdi. Bu çakşırların bacakları dar ve pantolon gibi olurdu. Üstlerine ise çektikleri dizlik aşağı kadar uzar, üzerine işlik yelek ceket, ayaklarına potin kundura, başlarına fes, fesin kenarına oyalı yazma sararlardı.

Esnaf: Elifi biçimi çakşırağı gayet uzun olan uçkurlu don giyerlerdi. Dizlik ağı az dar olursa yarın dizlik, acem şalı silahlık kama bıçak cıgara takımı olurdu. Gögsü işlemeli işlik ve yelek giyerlerdi.

Çiftçiler: Siyah kıl dizlik dizliğin üzerine yün kuşak silahlık delme kıl salta, kışında yaşılar okçuoğlı kürkü giyerlerdi. Başlarına ise ekseriya kıvrım kıvrım sardıkları siyahımsı sarık olurdu.

Delikanlılar: Bunlar başlarına fes takıp etrafını ince bir tülbent ile sararlardı. Bacaklarına kısa paçalı çuha veya kumaştan şalvar, üzerlerine kumaştan yapılmış salta giyerlerdi. Saltalar yakasız ve cepsiz olup altına da alacadan yapılmış bir gömlek giyerlerdi.

Eski Hanım Giysileri: Konya’da hanımlar giysilerini mevsim, günlük işleri, özel günler olmak üzere değişik şekillerde giyerlerdi. Giysi giyinişlerinde yerel özellikler ve gelir düzeyenin farklı oluşu önemli bir etken idi. Zengin evli hanımlar başlarına yünden ve çuhada yapılmış fes giyerlerdi. Fesin üzerine de muhtelif renklerde ipekli krep sararlardı. Ayaklarına galoş denilen yumuşak derinden yapılmış mest giyerlerdi. Konya dolaylarında köy kökenli kimseler üzerlerine işlik ve şalvardan oluşan ikili giysi giyerlerdi.

İşlik gömlek yerini tutan dar ve yakasız bir giysi idi. İşliğin üzerine bir kuşak bağlanır ve kuşağın üzerine şalvar çekilirdi. Şalvar ise bol şekilde dikilmiş işlemeli bir uşkurla kuşağın üzerine bağlanırdı. Başa ise fes veya oyalı çember örtülürdü.

Orta halli hanımlar özel günlerde daha farklı giyinirlerdi. Bu tip giysilere “kişilik yada gişilik” denirdi. Bunlar iki parçadan oluşurdu. Üstte çepken altta şalvar olurdu. Bele kuşak bağlanır madeni kemer takılırdı.

Aksesuvar olarakdta hanımın gelir düzeyine göre orantılı top inci ve beşi birlik takılırdı. Bu beşi birliğe Konya'da kater denirdi. Kola takılan bilezikler mineli kaşına elmas oturtulurdu..

Saçları uzun ve örmeli hanımlar iki yüzden fazla sandıklı altını takarlardı. Diktirdikleri elbise ve çarşaflarında yaşlarına göre olurdu. Her hanım kendi durumuna göre kisvesini uydururdu. Mesela kayınvalide şitariden işlik giyer beline acem şalından kuşak sarardı.

Genç hanımlar fistanlarına kipür ve oyalı krem rengi krep çekerlerdi. Yaşlı hanımlar ise sırtlarına Bağdat çarşafı alırdı. Bu gelenek ve görenekler artık şimdi mazi oldu. Özellikle genç kızlarımızın giydikleri bu yırık pırtık pantolonlar moda diye insanlara lanse edilmektedir. Aslında en güzeli modayı değil insan kendine yakışanı giymelidir. Saygılarımla...

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.