Dolar
13,6228
Euro
15,1849
GRAM ALTIN
782,64
BIST
1.989,83
Konya
açık
-7°C
Yeni Meram

İSRAF EKONOMİSİNDEN ÜRETİM EKONOMİSİNE

İSRAF EKONOMİSİNDEN ÜRETİM EKONOMİSİNE- Behçet BÜYÜKGÖKMEN- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
30.11.2021 01:38
29.11.2021 16:39
0
1401
ABONE OL

Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararından sonra USD ve Euro odaklı kur atakları ülke ekonomisinde deprem etkisi meydana getirdi/ getiriyor. Yüksek faiz düşük kur la beslenen azgın bir azınlık ortalığı yangın yerine çevirmeye çalışıyor.
Hükümeti ve özellikle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı hedef alan onursuz/ mandacı taife halkın azalan satın alma gücünü istismar etmekte pek bir mahirdirler. Ve ne yazık ki, geniş kitlelerde bu kara propaganda etkili olmaktadır.
Şom ağızlarını her açtıklarında ekonominin gerçeklerinden, bilimsel piyasa kurallarından söz eden bu onursuz/mandacı güruh bu faiz oranları ile USD/TL kur değerinin yaklaşık 9.500 civarında olması gerektiğini bunun üzerindeki fiyatın spekülatif olduğu gerçeğini asla dile getirmezler. Olması gereken 9.500 civarında bir fiyat iken 12.00 lik bir fiyat açıkça saldırı değil de nedir?
Bu can yakıcı gerçeğe kısaca değindikten sonra asıl konuya gelmek istiyorum.
Bu ülkede devletin aldığı faiz düşürme kararına karşı kur silahı ile karşı saldırıya geçen ve oldukça etkili olduğu anlaşılan bir güç var. Sırtını dayadığı küresel güç odaklarına o kadar güveniyorlar ki, pervasızca operasyon çekmekten çekinmiyorlar.
Devlet dışı aktörlerin ulus devletlere diz çöktürdüğü küreselci neo liberalizmin geldiği dehşet verici yer burası.
Bu gücün ülkemize ne zamandan beri yerleştiği, hangi kritik mevzileri ele geçirdiği ve operasyonel kabiliyeti başlı başına bir tez konusudur.
Ben yüzeysel olarak bu trajik tarihi ikinci dünya savaşı sonrası yıllar olarak işaretlemiş ve bu köşede 1946 yılına gönderme yapmıştım. Nereden bakarsanız yetmiş beş yıla dayanan sömürgeci bir kuşatma altında olduğumuz kadim coğrafyamızın acı gerçeğidir.
1947 de başlayan IMF li yıllar..
1949 da resmi olarak başlayan Fulbright komisyonu yılları
1948’li NATO’nun savunma şemsiyesi altına giriş yıllarımız ve hazin bir şekilde 1958 de istihbaratını Mossad’a emanet eden bir Türkiye..
Bütün bu acı gerçekleri tekrar hatırlatma ihtiyacı hissetmemin nedeni devletin bir yol ayrımına gelmiş olması ve tabiri caizse makus talihimizi yenmek için mücadele etmeye karar verdiğini ilan etmesidir.
Tarihten ibret alarak bu yol ayrımında büyük bir azim ve kararlılıkla mücadeleye girişmek gerekiyor.
Bu bir bakıma kadim mücadelenin bugün tekrar etmesidir.
Bu mücadelede, azim, kararlılık, sabır, sebat, dirayet, feraset göstermek ve ilahi yardım için iltica etmek gerekir.
Acilen bütün kamu kurumlarında israfı önlemek, verimli faaliyetleri esas almak gerekir. Özellikle belediyeler bu konuda kendilerine çeki düzen vermelidir.
Başta kamu olmak üzere kendini sorumlu hisseden bütün bireyler tasarrufu esas almalı, israftan ciddi bir şekilde kaçınmalıdır.
Hemen her alanda geniş bir üretim seferberliği başlatılmalı, dış ticaret açığını besleyen ithal ürünler ikame edilmelidir.
Elbette katma değeri yüksek ürünler üretmek hayati öneme sahiptir. Bunun için teknoloji transferi gerekmekle birlikte milli teknoloji hamlesi başarılı bir şekilde devam ettirilmelidir.
Başaracağız.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.