Konya
açık
11°C
Yeni Meram

SÜRDÜRÜLEBİLİR ULAŞIM VE YAYALAŞTIRMA

SÜRDÜRÜLEBİLİR ULAŞIM VE YAYALAŞTIRMA- Armağan GÜLEÇ KORUMAZ- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
22.09.2022 01:48
21.09.2022 12:54
0
4220
ABONE OL

Sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsuru sürdürülebilir ulaşımdır. Ulaşımın sürdürülebilir olması demek, kent sakinlerinin kent içi ulaşımda hareketli olması ve ulaşım hizmetlerine ve güvenli seyahat edebilme olanaklarına eşit şekilde erişebilmesi demektir. Bu çerçevede sürdürülebilir ulaşımın temelinde motorlu araçların sayısının azaltılması ve yaya hareketlerinin kolaylaştırılması vardır.

Yayalaştırma günümüzün yeni problemi değil


Yaya yolları tarih boyunca kentlerin planlamasında önemli bir yere sahip olmuştur. Sanıldığı gibi yayalaştırma günümüzün bir problemi değildir. Tarihte taşıtla yaya arasındaki ilk sorunları yaşayan Romalılar, çözümü Sezar’ın aldığı radikal karar doğrultusunda bir süre şehir içinde araçların geçişlerini yasaklamakla bulmuşlardır. M.Ö. 600’lü yıllarda Babil’de 60 cm’lik ilk yaya yollarına rastlanırken, 15. yy’da Leonardo Da Vinci’nin yayayı ve taşıtı ayıran ve yayayı farklı kotta yürüten yaya yollarını tasarladığını biliyoruz. Tüm bunlar dışında II. Dünya Savaşı’ndan sonra şehirlerin yeniden inşası sırasında ortaya çıkan modern yayalaştırma fikrinin öncüsü Almanya’dır ve 1960’a kadar 35 şehirde en az bir yayalaştırılmış caddeyle modern yayalaştırmanın öncüsü olmuştur.

Neden yayalaştırma?


Çünkü bir yerin yayalaştırılması ile gürültü, atmosferik kirlilik ve trafik yoğunluğu azaltılarak çevresel gelişim sağlanır. Kentin yerel ekonomisini güçlendirmek amacıyla turizme destek amaçlanır. Konforlu ve nitelikli tasarlanmış alanlarla kent kimliği daha iyi temsil edilir ve tanıtılır. Doğru tasarım ile kent estetiğine ve kentin kültürel mirasının korunmasıyla kent estetiğine katkı konur. Bölgenin kullanımı gelişir, kolaylaşır ve bölge bir cazibe merkezi haline gelir. Bölgeye verilen yeni fonksiyonlar ve aktivitelerle kültürel ve sosyal gelişimin yanı sıra, yeni iş imkanları ve pozisyonları oluşturması nedeniyle de ekonomik gelişim için gerekli koşullara zemin hazırlar. Yayalaştırma, trafik sorununu çözmenin yanı sıra, alana sosyo-kültürel ekonomik değer katar. Özellikle kentin yoğun ve işlek olan bölgelerinde yapılan yayalaştırma çalışmaları, o bölgeye karakteristik bir özellik kazandırır. Yaya planlama ilkeleri doğrultusunda sağlıklı, sürdürülebilir, görsel etkisi kuvvetli keyifli mekanlar oluşturur. Kaliteli bir yürüme aksı, kişilerin hareket kolaylığını arttıran, hedefe güvenli bir şekilde ulaştırabilen, yürüme esnasında kentle iletişimini arttıran, kent ekonomisine, kent kalitesine, sosyalleşmeye katkı koyar. Toplumsal anlamda çevre sağlığını dikkate alır, kentsel tasarım alanlarını güzelleştirir, kentsel yaşam ve mikro klima etkisine olumlu etki yapar. Şehircilik anlamında kent merkezinin işlevselliğini sağlar, kent merkezini canlandırır, fonksiyonel çeşitlilik sağlar ve oluşabilecek yoğunluğu dengeler. Altyapı anlamında hizmet alanlarını ve ticaret fonksiyonlarını düzenler, kaliteli zaman geçirmeye imkan verir, sosyalleşmeye katkı koyar, taşıtları azaltarak trafiğin düzenlenmesini sağlar. Ekonomik açıdan turizmi ve kent imajını destekler, ticari geliri arttırır. Yayalaştırmanın getirdiği, güzergah alternatifleri, karma kullanım, değişen aktiviteler ve bunların çeşitliliği, sürpriz, gizem, konfor, nitelik, kalite doğru tasarımla birleştiğinde mekan gelişimini olumlu yönde etkiler.

Kentin koduyla oynamamalı ve jenerik mekanlardan vazgeçmeliyiz


Yapılan araştırmalar içine tıkılıp kalınan alışveriş merkezlerinden daha ziyade kent merkezine geçiş sağlayan, yaya alanlarıyla bir çekim merkezi haline gelen bölgelerin kentlileri daha mutlu hissettirdiğini ve kente dair aidiyet duygusunu arttırdığını göstermektedir. Fakat burada bahsedilen kente özgü mekanladır. Kentlerin kimliğini oluşturan karakteristik özellikleri o kentin aynı zamanda genetik kodudur. Her kentte birbirine benzeyen jenerik mekanlar, aksine aidiyet duygusunu köreltmektedir. Bu nedenle kentlerimizde sahte sahneler oluşturmaktan vazgeçilmeli, bunun yerine kent dokusu ve kodlarıyla bütünleşik mekanlar üretilmelidir.

Alaeddin ve Hz. Mevlana Türbesi aksı öncelikli olarak yayalaştırılmalıdır


Alaeddin Tepesi ve Mevlana aksı, yoğun olarak kullanılan, birçok turistin ziyaretine açık ama bir o kadar da yoğun bir trafiğin olduğu bir akstır. Orta aksta yer alan hafif raylı sistem, yol kenarlarında park edilmiş araçlar, zamanlı zamansız duran/kalkan minibüsler, hem taşıt trafiğini aksatmakta hem de yayalar için hareket kabiliyetini ve ulaşımın erişilebilirliğini sınırlamaktadır. Tarihi çarşımız Bedesten’den alışveriş yapmak isteyen kent sakinleri ve turistler, alışverişten ve mekanın keyfinden önce araç park yerini düşünmekte ve bu konuda ciddi sıkıntılar yaşamaktadırlar. Bu aksın yayalaştırması, o bölgedeki kentsel yenileme çalışmalarını destekleyerek, kent ekonomisine, turizmine, sosyal hayatına ve kent kültürünün tanıtılmasına önemli derecede katkı sağlayacaktır.

Turist otobüsleri Hz. Mevlana Türbesi önüne kadar gelmemelidir


Bir kent ancak ve ancak yürüyerek deneyimlenirse anlaşılabilir. Hz. Mevlana Türbesi önüne kadar gelen otobüsler kentin ve tarihi kent merkezinin anlaşılmasını engellemekte ve turistlerin Konya kent merkezinde daha çok vakit geçirmelerini engellemektedir. Bedesten ticaretine ve kent ekonomisine katkı, ancak bu bölgenin yayalaştırılmasıyla sağlanabilir.

Şems-i Tebrîzî Türbesi ve Hz. Mevlana Türbesi bağlantısı güçlü bir şekilde kurulmalıdır
Hz. Mevlana ile Konya’da bir araya gelen ve O’na ayna olan Şems-i Tebrîzî Türbesi’nin Hz. Mevlana Türbesi ile ilişkisi olmadığı gibi, birçok Konyalı dahil Şems-i Tebrîzî Türbesi’nin yerini bilmemekte, gelen ilgili turistler de türbenin yerini sormaktadır. Şerafettin Camii’yi de içine alan bu bağlantı acilen güçlendirilmeli, kentin en önemli değerleri kültür ve manevi bir vadi olarak daha görünür hale getirilmelidir. Yayalaştırılan ve henüz tarihi kent merkeziyle entegre olamayan Mengüç Caddesi bu bağlantının güçlü bir diğer düğüm noktası olabilecek niteliktedir. Konya kültürel, sosyal, tarihi ve tüm manevi değerleriyle çok kıymetli bir şehirdir ve bu değerlerin başarılı bir şekilde sunulması kentimizin hem ekonomisine, hem turizmine, hem de ulusal ve uluslararası ölçekte konumuna çok önemli katkılar sağlayacaktır. Bunun için birey olarak her birimize görev düşmektedir. Sahip olduğumuz değerlerimize gelecek nesillere aktarmak en asli görevlerimizdendir.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.